MUKABELE NEDİR?

Mukabele geleneğinin temeli Peygamber efendimiz asm ile Cebrail asm arasında her yıl ramazan ayında gerçekleşen karşılıklı okumadan kaynaklanır.

İbn-i Abbas şöyle anlatır Cebrail asm ve Peygamber efendimiz ramazan ayının her gecesinde buluşup Kuran okurlardı.Peygamber efendimiz asm ile Cebrail karşılıklı olarak Kuran ayetleri okurlardı.

Önce Cebrail asm ardından Efendimiz asm okurdu.Karşılıklı okuma 632 yılına kadar 2 kez tekrarlandı.

Ayrıca sahabeden bazı kimseler ailelerini toplayıp mukabele okurlardı.

Mukabele geleneği sayesinde tekrarlanan ayetler Kuran’ın eksiksiz ve hatasız şekilde okunmasını sağladı.

Bir kimsenin Kuran’ı ezberden veya kitaptan yüksek sesle okuması ve bir topluluğun da onu dinlemesine mukabele denir.

Mukabele hafızlar tarafından okunur ve hatim duası kadir gecesinde ikindi namazı öncesi yapılır.

İşitin Ey Yarenler

Süluk bir nevi dil, kulak, göz ve gönül eğitimidir. Bir sabır eğitimidir. Kırk sene hizmetin sırrı topyekun bir gönül eğitimiyle ilgilidir. Yunus’un dergaha kırk yıl hizmet etmesinin motifi, gönül terbiyesinin ne kadar zor ve hassas olduğunu göstermektedir.

Ayrıca bu hizmet sırasında dervişin içten içe idrak etmesi gereken nükte halka hizmetin Hakk’a hizmet ve ibadet olduğudur.

Vücud-ı vahidi anlamak cemal ve celali birlemek, sonra dönüp vücud içinde kendi aslını seyretmek kolay değildir.

Yunus cemalde celali buluncaya ”Bir isen birliğe bak, ikiyi elden bırak” deyinceye kadar yani kırk sene eğitilmiş, her tecellide yarin cemalini temaşa etmiştir. Dolayısıyla odunlar için kullanılan ”eğri” ve ”doğru” gibi sıfatlar bilinç noksanlığından ibarettir.

Bu noktada menkıbedeki düz odunların Allah’ın cemali, eğri odunların celali tecellilerini remzettiği söylenebilir. Celal ve cemal iç içe olduğuna, Niyazi’nin ifadesiyle dikensiz bir gül olmayacağına göre doğruluk ve eğrilik vehmi bir düşüncedir.

Tapduk Emre eğri doğru, güzel çirkin, iyi kötü ne varsa birleyerek kabul eder. Çünkü varlık birdir.

Yunus kırk yıl sonunda dergaha eğri ve doğru ayrımı yapmadan odun getirmeye başlayınca tevhidi anlayacak, kemale ulaşacaktır.

Yunus çoktan dost ile dost olmuştur ama bundan kendi de habersizdir.

Yunus gibi bir aşıkın süluktaki sabrıyla Tapduk gibi bir maşukun terbiye sırasında gösterdiği sabır muhteşem bir kemal örneğidir.

MUSTAFA TATÇI/İŞİTİN EY YARENLER

Rize Kıbledağı Hacı Hafız Yusuf Yılmaz Camii

Rize’nin Güneysu ilçesindeki 1130 rakımlı “Dua Tepesi” olarak isimlendirilmeye başlanan Kıble Dağı’nın zirvesine inşa edilen ve manzarasıyla ziyaretçilerini hayran bırakan Kıbledağı Hacı Hafız Yusuf Yılmaz Camii’nin yapımı 2 yılda tamamlandı. Osmanlı döneminin önemli eserlerinden Üsküdar’daki Şemsi Ahmet Paşa Camisi’nin mimarisi ile yapılan cami Güneysu ilçesinde, kıble yönünde olması ve ilçenin birçok yerinden görülebilmesi nedeniyle Kıbledağı ismiyle anılan 1130 rakımlı dağın zirvesine inşa edildi.

Söz konusu proje çerçevesinde camiye giden yolun yapımı tamamlandıktan sonra etrafında yürüyüş parkuru, dinlenme alanı, konukların çay içebileceği park alanı ve mesire yerleri inşa edilerek, güzel vakit geçirmek isteyen vatandaşların hizmetine sunuldu.

 Tarihi bir geçmişi de olan cami, ilk olarak 1800’lü yıllarda Meşula Mehmet Efendi ve Kuş Ahmed Efendi tarafından inşa ettirildi. 1960 yılında bu ahşap camide yangın çıkması nedeniyle Yusuf Yılmaz Hocaefendi tarafından yapı yeniden taştan yapıldı.

Yapı uzun yıllar bir dua ve ibadet merkezi olarak kullanıldı.

Regaib Kandili

Regâib, Arapça bir kelimedir ve “reğa-be” kökünden gelmektedir. Reğa-be kelime olarak, herhangi bir şeyi istemek ve onu elde etmek için çaba sarfetmek demektir.

Terim olarak Regâib, Türkçe’de kandil geceleri dediğimiz mübârek gecelerden biridir. Hicrî takvime göre, yedinci ay olan receb ayının ilk cuma gecesi Regaib kandilidir. Bu gecede Yüce Allah af ve rahmetini kullarına hediye eder.

İslamiyette özel zaman dilimleri vardır. Müslümanların dini duygularını yoğun biçimde yaşadığı geceler vardır. Kulların Allah’a yakınlaşması, imtihan dünyasını muhasebe etmesi, Kur’an-ı Kerim okuması ve çeşitli hayırlarda bulunması bu gecelerde özel bir anlam taşır.

 Yüce Allah’ın rahmetinin, mağfiretinin ve nimetlerinin diğer zamanlardan daha çok tecelli etmesi, samimi kalple Allah’a yönelenlerin affedilmelerinin ümit edilmesi ve müminlerce gönülden arzulanması sebebiyle bu geceye “Regaib” denilmiştir.

Regaip gecesini istiğfar ile geçirmek çok faziletledir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) “Recep Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır” buyurmuştur. Bu sebeple Recep ayı içerisinde idrak edilen Regaip kandilinin Allah’a şükür ifadesiyle ve bağışlanma dilenmesiyle geçmesi çok sevaptır. 

Bu gecede Kuran’ı Kerim okumak, tövbe istiğfar, sadaka vermek, Allah’ın zikretmek ve salavat çekmek yapılması gereken başlıca ibadetlerdendir.

Kendi nefsimizdeki günahları sevaba çevirmek de atmamız gereken adımlardandır. Rabbim hepimizin ibadetlerini kabul etsin.

Amin..

ŞEHİT YARBAY PİLOT GÖKHAN KORKMAZ’IN KABRİ

11 kasımda Gürcistan’da düşen kargo uçağında şehit olan yirmi kahramanımızdan biri Pilot Yarbay Gökhan Korkmaz’ın kabri İstanbul Büyükçekmece Eski Mezarlıkta bulunmaktadır.

Kuran ayetlerinde şehitlik mertebesi şu şekilde geçmektedir;

-O şehitler, Allah’ın kendilerine bağışladığı nimetlerle sonsuz bir mutluluk duyarlar. Arkalarından gelecek olup henüz kendilerine katılmamış olan mücâhid kardeşleri adına da: “Onlara hiçbir korku yok, onlar asla üzülmeyecekler” müjdesiyle sevinirler.(Al-i İmran,170)

-Yine onlar, Cenâb-ı Hakk’ın kendilerine olan büyük lutfu ve ihsânıyla sevindikleri gibi ayrıca Allah’ın, mü’minlerin mükâfatını zâyi etmeyeceği yolundaki vaadinden dolayı da büyük bir sevinç duyarlar.(Al-i İmran, 171)

-Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdirler. Bunlar ne güzel arkadaştır! (Nisa ,69)

Hazret-i Ali -radıyallahu anh- kabirleri sıkça ziyaret ederdi. Bir gün ona:

“‒Nedir bu hâlin ey Ali, kabirleri komşu edindin?!” dediler. O da şu cevâbı verdi:

“‒Onların sâdık komşular olduğunu gördüm! Zira hiçbir kötülük yapmıyorlar ve hâlleriyle bizlere ibret dersi vererek dâimâ âhireti hatırlatıyorlar!” (İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, VII, 102/34514)

Nebî -sallâllahu aleyhi ve sellem- Uhud’daki şehidlerin kabirlerini ziyaret etti ve şöyle buyurdu:

«Allâh’ım! Kulun ve Peygamberin, bunların hakîkî şehîd olduğuna şâhitlik eder. Ve kıyâmete kadar kim bu şehidleri ziyaret eder de selâm verirse onlar da o ziyaretçinin selâmına karşılık verirler.»” (Hâkim, III, 31/4320)

Peygamber efendimiz sav şehit kabri ziyaretini önemle vurgulamıştır.

Rahmet ve mağfiret ayı olan üç aylarda şehitlerimizi dualarımızda unutmamak ve kabir ziyaretinde bulunmak duasıyla..

Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin ve ailelerine sabır versin.

Amin..

Halis Gömlek

Güvenilir alışveriş için tercih edebileceğiniz bir instagram hesabı.

@halisgomlek

Müslüman yaşam tarzına uygun, şık, rahat..

Uygun fiyat, gecikmeyen kargo ve gönderdikleri hediyelerle tercih ediliyorlar.

İncelemenizi tavsiye ederim…

An Instagram account you can choose for reliable shopping.

@halisgomlek stylish, comfortable, suitable for the Muslim lifestyle..

They are preferred with affordable prices, non-delayed cargo and the gifts they send.

I recommend that you review it…

With pray..

The Three Holy Months are Coming

hadisiserif

RAJAB

Rajab is the seventh lunar month and the first of the blessed period known as the three months. When the prophet(pbuh) entered the month of Rajab, he would make this blessed dua.

”My Allah, bless for us Rajab and Shaban and let us reach Ramadan”

SHABAN

Shaban is the eigth lunar month and the second of the Three Months. In this month, our deeds are raised to Allah, the Lord of all creation.

The Prophet Muhammad sallallahu aleyhi wassallam said that

”That is a month to which people do not pay attention, between Rajab and Ramadan. It’s a month in which the deeds are taken up to the Lords of the worlds and I like that my deeds be taken up when I am fasting.”

RAMADAN

Ramadan is the ninth lunar month and the last of the three months. Muslims are required to fast in this month. The Quran was revealed in Ramadan, and it’s sunnah to stay in itikaf during the last ten days.

Allah’s Messenger prophet Muhammad(pbuh) said ” When the month of Ramadan starts, the gates of the heaven are opened and the gates of hell are closed and the devils are chained.

With pray..

Akciğerlerimiz ve Ağaçlar

Akciğerlerimizin ağaçlara ne kadar benzediğine daha önce dikkat ettiniz mi?

Bir akciğer ve bir ağaç.. İkisi de aynı türden gibi değil mi?

Mucize olan şu ki Allah akciğerlerimizi ve ağaçları birlikte çalışacak şekilde yaratmıştır.

Nefes verdiğimizde dışarı karbondioksit veririz ve ağaçların yaşama devam etmesi için o karbondioksiti içine çekmesi gerekir.

Karbondioksiti çeker ve bizlere oksijen geri verir. Biz de hayata o oksijenle devam ederiz..

Bu tesadüf müdür yoksa Allah’ın varlığının ve birliğinin bir delili mi?

Bu mucizeyle sahabelerin ağaçların yanından geçerken salavat okumasının sebebini daha iyi anlayabiliriz.

Ne mutlu akledene..

Dua ile.

Kuran Mucizesi

Allah bizlere Secde suresinde işitme, görme ve akıl verdiğini söylüyor.

İnsanlar Allah bize duyularımızı verdi deyip bu ayete dikkat etmeden geçiyorlar.

Modern bilim anne karnında önce kulakların ardından gözlerin daha sonra ise aklın oluştuğunu söylüyor.

1400 yıl önce çölün ortasında yaşayan ve okuma yazma bilmeyen Hz. Muhammed sav fetüsler olarak anne karnında ilk hangi duyuları geliştirdiğimizi nasıl bilebilirdi ki?

Kuran’a iman etmeyenlere en güzel örneklerden biri de bu ayettir.

Farklı dinlerden birçok insan Kuran ayetlerini ve bilimi karşılaştırarak müslüman olmuştur ve müslüman olmaya devam etmektedir.

Ahmed er-Rufai Hz. Salavatı

اَللّٰهُمَّ صَلِّ وَسَلِّمْ وَبَارِكْ عَلٰى نُورِكَ الأَسْبَقِ. وَصِرَاطِكَ الْمُحَقَّقِ. الَّذِي أَبْرَزْتَهُ رَحْمَةً شَامِلَةً لِوُجُودِكَ. وَأَكْرَمْتَهُ بِشُهُودِكَ. وَاصْطَفَيْتَهُ لِنُبُوَّتِكَ وَرِسَالَتِكَ وَأَرْسَلْتَهُ بَشِيراً وَنَذِيراً. وَدَاعِياً إِلَى اللهِ بِإِذْنِهِ وَسِراجاً مُنِيراً. نُقْطَةِ مَرْكَزِ الْبَاءِ الدَّائِرَةِ الأَوَّلِيَّةِ. وَسِرِّ أَسْرَارِ الأَلِفِ الْقُطْبَانِيَّةِ. الَّذِي فَتَقْتَ بِهِ رَتْقَ الوُجُودِ. وَخَصَّصَتْهُ بِأَشْرَفِ الْمَقَامَاتِ بِمَوَاهِبِ الإِمْتِنَانِ وَالْمَقَامِ الْمَحْمُودِ. وَأَقْسَمْتَ بِحَيَاتِهِ فِي كِتَابِكَ الْمَشْهُودِ. لأِهْلِ الْكَشْفِ وَالشُّهُودِ. فَهُوَ سِرُّكَ الْقَدِيمُ السَّارِي. وَمَاءُ جَوْهَرِ الْجَوْهَرِيَّةِ الْجَارِي. الَّذِي أَحْيَيْتَ بِهِ الْمَوْجُودَاتِ. مِنْ مَعْدِنٍ وَحَيَوَانٍ وَنَبَاتٍ. قَلْبِ الْقُلُوبِ وَرُوحِ الأَرْوَاحِ وَإِعْلاَمِ الْكَلِمَاتِ الطَّيِّبَاتِ. الْقَلَمِ الأَعْلَى وَالْعَرْشِ الْمُحِيطِ رُوحِ جَسَدِ الْكَوِنَيْنِ. وَبَرْزَخِ الْبَحْرَيْنِ. وَثَانِي اثْنَيْنِ. وَفَخْرِ الْكَوْنَيْنِ. أَبِي الْقَاسِمِ أَبِي الطَّيِّبِ سَيِّدْنَا مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الله بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ عَبْدِكَ وَنَبِيِّكَ وَحَبِيبِكَ وَرَسُولِكَ النَّبِيِّ الأُمِّيِّ وَعَلٰى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ تَسْلِيماً كَثِيراً بِقَدْرِ عَظَمَةَ ذَاتِكَ فِي كُلِّ وَقْتٍ وَحِينٍ سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ وَسَلاَمُ عَلٰى الْمُرْسَلِينَ وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Anlamı:

“Allah’ım! salât, selâm ve bereket, en önce zâhir olan nûruna, hakîkî yoluna olsun. Onu varlıklar için hepsini kuşatan bir rahmet olarak ortaya çıkardın, müşâhedenle şereflendirdin, nübüvvet ve risâletin için seçtin. Onu müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdin, Allah’ın izniyle O’na davet eden ve karanlıkları aydınlatan bir kandil yaptın. O evvelî dâire olan “bâ”nın merkez noktasıdır ve kutbâniyet elifinin sırlarının sırrıdır. Öyle bir sırdır ki, varlığın ortaya çıkışı onun varlığı iledir. İhsanlarınla makâm-ı mahmûd ve en yüce makamları ona mahsus kıldın. Şâhidli kitabında keşif ve şuhûd ehline, hayatı hakkı için yemin ettin. Ki o, kadîm olan ve devam eden sırrın, akıp giden cevheriyetin cevherinin suyu, onunla maden, hayvan ve bitkilerden olan varlıkları ihyâ ettin. Kalplerin kalbi, ruhların rûhu, güzel kelimelerin îlâmı, yüce kalem, kuşatan arş, iki âlemin cesedinin rûhu, iki denizin berzahı, ikinin ikincisi, iki âlemin iftihârı, Ebu-l Kâsım, Ebu-t’Tayyib, AbdulmuttalibIin oğlu Abdullah’ın oğlu, senin kulun, habîbin, rasûlün, ümmî nebi Muhammed’e, âline ve ashâbına salât ve selâm eyle. Ve Zâtının azameti kadrince, her vakit ve her an çok selâm eyle. Rabbin onların niteledikleri şeylerden münezzehtir. Bütün Rasûllere selâm olsun. Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’adır.”

([1]Nebhânî,  Efdal, 20-21;  Bu sâlatın Rasûlullah’tan (s.a.v.) gelen gizli sırların mânâlarına vukûfiyet, yüceliklere kavuşmada en güzel vesilelerden olduğu bildirilir.)

Kaynak: Yrd. Doç Dr. Veysel Akkaya, Kalplere Şifa Salavat ve Dualar, Erkam Yayınları