Dert Allah’tan Hediyedir

Dertler ve sıkıntılar Allah’tan bizlere bir hediyedir. Bu dertler sebebiyle dergah-ı ilahiyeye başvururuz. Allah samimiyetimiz ve aciziyetimize bakıp duamıza cevap verir.

Dilde, halde ve tavırlarda samimiyet gerekir. Kalbimizdeki tevhidi sağlamlaştırıp Allah’ın kapısını öyle çalmalıyız. Allah’tan başka medet umduğumuz herkesi ve her şeyi kalbimizden temizlemeliyiz.

Allah en sevdiği kullarını, peygamberleri, evliyaları, salihleri sıkıntıyla imtihan etmiştir. Dert yoluyla sevdiklerini kapısına çağırır.

Rabbimiz sahteliklerle kullarına zarar gelsin istemez. Cennet nimetini bağışlamak için ömür verdiği kulunun ziyan olmasını istemez.

İnsanı tövbeye, hakikate çağıran dert Allah’tan hediyedir. Mutlulukta, bollukta Rabbini bulamayan kul darlıkta ve sıkıntıda Allah’ı bulur.

Allah kalplere huzur verendir. Tek gerçek ve en hakiki sevgili Allah’tır. Kuluna asla zulmetmez.

” İnsan bu aleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir. Dua esas-ı ubudiyettir.”(Risale-i Nur,23.söz)

Yani dua kulluğun temel görevidir. Her an Allah ile iletişim halinde olmaktır.

Allah bizlere samimiyetle dua etmeyi nasip etsin. Amin.

Sırat-ı Müstakim’de İlerlemek

Hayatta seçebileceğimiz iki yol vardır. Bunlardan biri Allah’ın yolu, diğeri ise şeytanın ve nefsin yolu.

Bu dünyada vicdanımızın ve ruhumuzun huzur bulmasını istiyorsak Allah’ın yolunu, nefsimiz mutlu olsun istiyorsak şeytanın yolunu seçeriz.

Yani Allah’ın yoluna götüren bir çok sebep olduğu gibi şeytanın yoluna giden de sebepler vardır. Sonu Allah’a çıkan yollar temizdir, açıktır. Yolun sonu güneşlidir.

Ama şeytana giden yolda hava sislidir. Bazen güler yüzlü biriyle gidersiniz o yola, bazen cebinizde yüklü miktarda parayla..

Yani güle oynaya, neşeyle gidersiniz farkına varmadan.. Bu yolun havası bir güneşli bir sislidir. İnsana kaza yaptırır.

Sonuç olarak Sırat-ı Müstakim yani Allah’ın doğru yolu, Rabbimizin razı olduğu yol bellidir. Zorlukları da vardır elbette. Allah’a iman eden hangi kul sürekli mutlu olmuş ki? O’nu sevmenin bir bedeli vardır.

Çünkü Allah iman edenleri dostları seçmiştir. Kolay mıdır kainatı yaratana ve yönetene dost olmak?

Allah yolu kalbe ve ruha şifadır. O’nun hak yolu ile insan iki dünyada da kazanır. Böylece bu fani dünyadaki fani mutlulukları değil baki olan Allah yurdunu ve yolunu seçer.

Sonuç olarak hesap günü geldiğinde mutlu ya da mutsuz olacak olan yine aynı insandır. İnsan ibadet ve kulluk ederek dostların en güzeline sarılır.

Kur’an-ı Kerim’de ”Allah’a ortak koşmamak, anaya babaya iyilik etmek, her türlü kötülük ve iffetsizlikten uzak durmak, yaşama hakkına saygı göstermek, yetim malına yaklaşmamak, ölçü ve tartıda dürüst olmak, yalan söylememek, Allah’a verilmiş olan ahde vefa göstermek” gibi davranışların Allah’ın dosdoğru yolu olduğu belirtilir.

Allah hepimizi sırat-ı müstakim üzere yaşayan kullarından eylesin.. Amin.