Kuran-ı Kerim ve Bilim

Ünlü fizikçi Sir Fred Hoyle’un hayatın başlangıcıyla ilgili çok çarpıcı bir benzetmesi vardır. Hoyle ” Akıllı Evren”(The Intelligent Universe) isimli kitabında canlılığın tesadüflerle doğduğunu iddia eden evrim teorisi hakkında şöyle yorum yapar..

Hayatın başlangıcına ait senaryoyu şöyle düşünebiliriz: Bir kasırganın, Boeing uçak fabrikasının yanında bulunan yedek parça deposundaki malzemeleri savurarak, kaza sonucu bir Boeing-747 oluşturması gibidir.

Fred Hoyle’un bu benzetmesi son derece isabetlidir. Hayatın varoluşu ve sistemlerin kusursuzluğu bir yaratıcıya işaret etmektedir. Nasıl ki kasırga tesadüflerle bir uçak meydana getiremiyorsa evrenin plansız ve tesadüfi olaylarla meydana gelmesi de aynı oranda imkansızdır.

Evren, bir uçakla kıyaslanamayacak kadar sayısız ayrıntıyla donatılmıştır. Evrende tesadüfe yer yoktur ve bu düzen içindekilerle beraber yaratılmıştır.

Bu kusursuz düzeni yaratan Allah sonsuz ilim ve kudret sahibidir. (Paul Davies, Fizik Profesörü)

Sir Fred Hoyle: ”Aslında yaşamın akıl sahibi bir varlık tarafından yaratıldığı o kadar açıktır ki insan bu açık gerçeğin neden yaygın olarak kabul edilmediğini merak etmektedir. Bunun kabul edilmemesinin nedeni bilimsel değil psikolojiktir.

”Vicdanları kabul ettiği halde, zulüm ve büyüklenme dolayısıyla bunları inkar ettiler.” ( Neml suresi,14)

Tesadüfler ortaya sadece karmaşa çıkarın oysa evrende karmaşa değil apaçık bir düzen vardır. Dünyanın güneşe uzaklığı, atmosferdeki dengeler, dünyanın dönüş hızı, denizler, ormanlar ve kainattaki her canlının birbirine olan bağı bu mükemmel düzenin bir parçasıdır.

Tesadüfen bir kağıt parçası bile kendi kendine oluşamazken bu harika sistemin de kendi kendine var olmasını beklemek bir saçmalıktır.

Kuran-ı Kerim’de 1400 yılı önceden bize gösterilen ve günümüzde kesinleşmeye başlamış bilimsel gerçekler de Rabbimizin, Rasulullah(sav)’in ve Kuran’ın hak ve doğru olduğunu gösterir.

 Astronomi (Gökbilim): “Üzerlerindeki göğü nasıl kurduğumuza ve süslediğimize bakmazlar mı? Bir çatlağı da yoktur onun.” (Kaf suresi 6)

Jeoloji (Yer bilimi): “Dağların nasıl dikildiğine bakmazlar mı? Ve yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı?” (Gaşiye suresi 19-20)

Paleontoloji (Fosilbilim): “Yeryüzünde dolaşın ve yaratılışın nasıl başladığına bir bakın…” (Ankebut suresi 20)

Arkeoloji (Kazı bilimi): “Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonuna bakmazlar mı? Onlar bunlardan daha kuvvetliydiler, yeryüzünü eşip deşip didik didik etmişler ve bunların imar ettiklerinden çok daha fazla imar etmişlerdi.” (Rum suresi 9)

Botanik (Bitki bilimi): “O, gökten su indirendir. Her çeşit bitkiyi onunla bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, üst üste binmiş taneler üretiyoruz ve hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, bir kısmı birbirine benzeyen, bir kısmı da benzemeyen üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman her birinin meyvesine bakın. Kuşkusuz bütün bunlarda inanan bir toplum için deliller vardır.” (En’am suresi 99)

Zooloji (Hayvanbilimi): “Muhakkak hayvanlardan alacağınız ibretler vardır.” (Nahl suresi 66)

Embriyoloji  (Canlı gelişimi bilimi): “Ey insanlar! Eğer dirilişten şüpheleniyorsanız, gerçekten de sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra asılıp tutunan bir şeyden, sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size apaçık gösterelim diye. Dilediğimizi belirli bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da güçlü çağınıza eriştiriyoruz.” (Hac suresi 5)

Kalbimizle, vicdanımızla ve aklımızla düşündüğümüzde Allah’ı ve O’nun doğru yolunu bulabiliriz.