Eyyüb peygamber sabrı ile kalbimize gizlenmiş bir peygamberdir. Yetmiş yıl sağlıklı, varlıklı bir şekilde yaşadıktan sonra hastalanıyor. Çiçek ve cüzzam hastalığı yaşıyor. ”Allah bana yetmiş yıl sağlıklı bir ömür verdi, şimdi Rabbime isyan edemem” diyor.
Eyyüb a.s farkında ki beden kendisinin değil, ceset kendisinin değil, ruh kendisinin değil. Kendisine ait tek şey kulluğu.
Bu hastalıklar kulluğuna engel olana kadar şikayet etmiyor. Hastalığın duaların kabulüne sebep olduğunu biliyor.
Yalnızca Eyyüb a.s bu hastalık onu Allah’ı zikredemez duruma getirdiğinde diyor ki:
” Ve eyyube iz nêdê Rabbehu. Enni messeniye’d- durru ve ve ente erhamurrâhimîn
”Eyyüb, Rabbine şöyle yalvarmıştı: Ya Rabbi bana zarar dokundu ve sen merhametlilerin en merhametlisisin.”
Cenâb-ı Hakk, sevgili kulu Hz. Eyyûb’un duasını kabul eder. Ayağını yere vurmasını, çıkacak olan su ile yıkanmasını ve bu soğuk sudan içmesini buyurur. Hz. Eyyûb emri yerine getirir ve hastalıklardan kurtulup Rabbine şükreder.
EYYÜB SABRI
Sabır makamı Hz. Eyyüb’e ait bir makamdır. Sabır kulun kurtuluş anahtarıdır. Allah tarafından gönderilen bir ilaçtır ve imanın yarısıdır.
Allah’tan gelen bir sıkıntı için sabredeni ve hatta gönderenin hatırına o sıkıntıya şükredebileni Allah cennet ile müjdelemiştir.
Eyyüb a.s çektiği çilelere rağmen isyan etmemesiyle, sabredip Allah’a niyazına dua etmesiyle bizlere örnek olmuştur.
Hastalık, kaza, sıkıntı, üzüntü yaşadığımız anlarda, darda kaldığımızda Allah bizlere Hz. Eyyüb’ ün sabrıyla yardım etsin. Amin..
