Ölümün Hakikati

Ölümün hakikati ile ilgili bakış açımız en başta değişmesi gereken konulardan biridir. Kuran-ı Kerim’de Allah’ın ölümü ve hayatı bir nimet olarak yarattığı yazılıdır.

Ruhumuzun nereye gideceğimizi, onu kime emanet edeceğimizi bilmediğimiz için ölümden genellikle korkulur.

Bizler sadece ölümün perdesini biliyoruz.

Ölüm hayatın sonu, ahiretin başlangıcıdır. Bir diyardan başka bir diyara göç etmektir.

Peygamberimiz (sav), Allah yolunu sevenler ve alimler bu dünya için zindandır demişlerdir.

Rasulullah(sav) şöyle buyurmuştur: ” Dünya müminin zindanı, kafirin cennetidir.”

Mümin için dünya insanın nefsiyle, günahlarla, şeytanla savaştığı, Rabbinden uzak kaldığı yerdir. Bu dünyanın mümin için tek güzel tarafı burada Rabbine ibadet edebilmesidir.

Dünyadaki her güzel şeyin aslı ahirettedir. Tohumun ölümü, çiçeğin doğuşudur. Allah tohuma toprağın üzerinden bakmamızı istiyor.

Ölüm Efendimize (sav) kavuşmaktır. Allah resulünün evine, Medine-i Münevvere’ ye gidene seviniyoruz ama ahirete göç edip O’nun zatına kavuşana üzülüyoruz.

Ehli imanın toprağın altında daha çok dostu vardır. Bütün peygamberler, evliyalar, sahabeler bizi orada beklemektedir.

Allah salavat getirdiğin sevdiğinle artık buluşabilirsin deyip cennetin kapısını bizlere açtığında anlarız ölümün güzelliğini..

Cennet rıza makamı.. Bu dünyadaki acizliklerin hiçbiri yok.. Allah’ın cemalini görme, kardeşlik, huzur, sevgi diyarı..

Ölümle İlgili Ayetler

”Senden önce de hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedî mi kalacaklar? Her can ölümü tadacaktır. Denemek için sizi kötü ve iyi durumlarla imtihan ederiz. Sonunda bize geleceksiniz.” (Enbiya-34/35)

“Bilesiniz ki göklerin de yerin de hükümranlığı Allah’ındır. Yaşatan O’dur, öldüren O’dur. Allah’tan başka sizin için ne bir dost ne bir yardımcı vardır.” ( Tevbe-116)

Şöyle de: “Biliniz ki, kendisinden kaçıp durduğunuz ölüm, muhakkak gelip size çatacaktır. Sonra akıl ve duyularla idrak edilemeyeni de edileni de bilen Allah’a döndürüleceksiniz, O da size yapıp etmiş olduklarınızı bildirecektir.” ( Cuma-8)

Şeb-i Arus

Hz. Mevlana‘ya göre ölümün hakikati Allah’tan bir parça olan ruhun aslına kavuşması aşık ile maşukun buluşmasıdır. Bunun tasavvuftaki adı şeb-i arustur. Yani düğün gecesi.

Ruhun aslına dönüşü ”kavuşma” ve ”vuslat” kelimeleriyle ifade edilir. Kavuşmak dirilmektir, aşk olmaktır.

Ölüm yeniden doğmaktır. Rabbine kavuşmaktır.

Allah bizlere ölümü ve Azrail meleğini güzel görmeyi nasip etsin. Amin..

Allah’ın Kurtardığı Kullar

”Allah takva sahiplerini esenliğe kavuşturup kurtuluşa erdirir. Onlara hiç bir fenalık dokunmaz, mahzun da olmazlar. ”

(Zümer Suresi-61 )

Allah günahlardan uzak duran ve kendisini seven kullarını dünya ve ahirette kurtuluşa kavuşturur. Dünyada tövbe etmeyi ve secde etmeyi nasip eder ve günahlardan uzaklaştırır. Allah o kullara kendi rızasının bulunduğu yolları sonuna kadar açar.

Eski günahlara karşı içinde hiç bir özlem bırakmaz. Kul günahlarını düşünüp üzülür ve telafi etmeye çalışır. Artık kalbinde ilk sıraya Rabbini koyar.

Tertemiz bir yolda hayatına devam eder. Böyle bir yolda da insan felaha kavuşur.

Allah’ı bilen, O’nu seven ve ibadet eden insanların arasında hiç kimseye kötülük gelmez. İnsana kötülük ancak kendi nefsinden gelir.

Takva sahipleri vicdan azabından uzak, tertemiz bir hayata devam ederler.

Takva Sahiplerinin Ahireti

Takva sahipleri ahirette cennette en güzel nimetlerin arasında, esenlik içinde olacaktır. Rabbinin rahmetine kavuşmuş, cemalini görmüş ve Resulullah’a komşu olmakla şereflendirilmiştir. Hiç bir azap ve üzüntü onlara dokunmaz.

Dünyadayken sarıldıkları takva halinin ve nefis mücadelelerinin ödülünü alırlar. Duaları, namazları, oruçları, zekatları, iyilikleri Allah’a hediye olarak götürmüşlerdir.

Hem dünya hem de ahiret hayatında kurtuluşa ermişlerdir.

” Şüphesiz Allah, inanıp salih amel işleyenleri altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır.” (Muhammed Suresi-12)

Hazreti Muhammed(SAV) şöyle buyurmuştur:” Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.”

İnsan Rabbinin huzuruna yaptıklarıyla gidecektir. Bu dünya hayatında ne yaptıysa onu yanında bulacaktır.

Rabbim hepimizi dünya ve ahirette kurtuluşa eren müminlerden eylesin.. Amin..

Müslüman kimdir? Özellikleri nelerdir?

Kabe,Mekke

Müslüman : Allah’a gönülden teslim olmuş, ilahi hükümlere razı olan, Kuran-ı Kerim‘in emir ve yasaklarına uyan kişidir. Büyük-küçük günahlardan sakınırlar.

Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: ” Kamil ve olgun Müslüman Allah katında bazı meleklerden daha kıymetlidir. ”

http://www.tevhidnuru.com

Müslümanların Özellikleri Nelerdir?
  1. İmanın esaslarına ve Kuran-ı Kerim‘in hükmüne uyarlar.
  2. Allah’a saygı duyarlar. O’nu sevip, verdikleri sözü tutarlar.
  3. Maddi-manevi anlamda temizdirler.
  4. Namaz kılarlar.
  5. İhlasla ibadet ederler.
  6. Kuran-ı Kerim’i hayatlarının merkezi yaparlar.
  7. Ramazan‘da oruç tutarlar.
  8. Zekat verirler.
  9. Zikirle meşguldürler.
  10. Hacca giderler.
  11. Haramdan sakınırlar.
  12. Allah’a teslim olup, tevekkül ederler.
  13. Adalet sahibidirler.
  14. İyiliği ve sabrı tavsiye ederler.
  15. Takva sahibidirler.
  16. Sürekli tövbe ederler.
  17. Merhametlidirler.
  18. Yalan söylemezler.
  19. Zina ve fuhuştan, hırsızlıktan uzak dururlar.
  20. Gıybet ve su-i zandan uzaktırlar.
  21. Birbirlerini Allah için severler.
  22. Öfkelerini yutup, affederler.
  23. Şeytanı düşman bilirler.
  24. İçki ve kumarı terk ederler.
  25. Yetimleri koruyup, himaye ederler.
  26. Kul hakkı yemezler.
  27. Sabırlıdırlar.
  28. Akrabalık ve komşuluk hakkını gözetirler.
  29. Anne ve babaya iyilik ederler.
  30. Şükrederler.
  31. Allah’ın azabından korkarlar.
  32. Peygamberimizin sünnetine uyarlar.
  33. Emaneti korurlar.
  34. İnsan hayatına zarar vermezler.
  35. Bile bile kalp kırmazlar.
  36. Hiç kimseyi kıskanmazlar.
  37. Kalplerinde haset ve kin yoktur.
  38. Haya sahibidirler.
  39. Bütün canlıları severler, merhamet ederler.
  40. Paylaşmayı severler.
  41. Kötü söz söylemezler.

Ramazan Ayının Değeri

rüyada cami görmek

Ramazan ”Remza” kökünden türemiştir. Bu kelime kızgın taş anlamındadır. Bir görüşe göre Ramazan günahları eritmeye vesile olduğu için bu ay bu şekilde adlandırılmıştır.

Ramazan orucu, Hicret’in ikinci yılında farz kılındı. Peygamberimiz Muhammed Mustafa(sav) şöyle buyurdu:

”Ramazan’ın ilk gecesi girince bütün cennet kapıları açılır ve Allah’ın emriyle şöyle seslenilir: ”Ey hayır arayanlar gelin! Ey kötülükte ileri giden kullarım geri dönün. Günahlarının affedilmesini dileyen yok mu affedeyim. Tövbe eden yok mu kabul edeyim.”

Bu davet tanyeri ağarıncaya kadar devam eder. Allah her bayram gecesi bir milyon kişiyi cehennemden azat eder.

Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:” Ey insanlar! Sizi büyük bir ay gölgesi altına almak üzere. İçinde bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi vardır. Allah o ay içinde oruç tutmayı farz ve geceleri ibadetle geçirmeyi nafile kılmıştır.”

Kim bu ayda bir hayır işlerse başka zamanda bir farzı yerine getiren gibidir.

Bu ay sabır ayıdır. Sabrın mükafatı cennettir. Bu ay yardım ayıdır,paylaşma ayıdır.

Ümmetime Ramazan ayında daha önceki ümmetlere verilmeyen beş şey verilmiştir:

1. Allah katında oruçlunun kokusu misk kokusundan hoştur.

2. İftara kadar melekler onun adına istiğfar ederler.

3. O ayda şeytanların elebaşları tutulur.

4. Yüce Allah her gün ”Salih kullarımın sıkıntıdan kurtulmaları yakındır” buyurmuştur.

5. O ayın son gecesi günahlar affedilir.

SABIR AYI RAMAZAN-I ŞERİF

Sabra karşılık rahmet ve mağfiret hak eder insan. Eyüp Peygamber,Yakup Peygamber gibi..

Kur’an-ı Kerim’de sürekli sabır tavsiye edilir. Kalbi ve nefsi temizler sabır.

Bu mübarek ayda inen Kur’an kalbimizi, nefsimizi temizlemek için indirilmiştir. Alemlere rahmettir. Sevgisinde vefa olan biricik Rabbimiz bize böyle bir hediye uygun görmüştür.

TAKVAYA ULAŞTIRAN ORUÇ

Takva;Allah’ın rahmetini ve rızasını kazanmak için haramlardan sakınmaktır.

”Takva sayesinde inananlar cennetlerde ve ırmak kenarlarında güçlü olan Yüce Allah’ın huzurunda hak meclislere erişirler.”

(Kamer Suresi 54/55)

Rabbimiz hepimizi takva sahibi kullarından eylesin.. AMİN.