Zilhicce Ayının Fazileti

Sözlükte “hac ayı” anlamındaki zilhicce (zülhicce, zülhacce) kamerî yılın zilkadeden sonra gelen son ayıdır.  Mübarek ayların ikincisidir.

Zilhicce, hac ibadetini yaptığımız ve kurban kestiğimiz aydır ve diğer mübarek aylar gibi bunun da fazileti çok büyüktür. Bir rivayette, hazret-i Âdem’in tövbesi Muharrem veya Zilhicce ayında kabul buyurulmuştur.

Kurban bayramının bulunduğu aya zilhicce denir. Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur.

(Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya bedeldir. Bir gecesini ihya etmek de Kadir Gecesi’ni ihya etmek gibidir.) [İbni Mace]

(Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.) [Beyhekî]

(Terviye günü [Arefe’den önceki gün] oruç tutup, günah söz söylemeyen Müslüman Cennete girer.) [Ramuz]

(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutan, her günü için yüz köle azat etmiş veya cihad edenlere yüz at vermiş yahut Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevab alır.) [R. Nasıhin]

(Bu on günün hayrından mahrum olana yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.) [T. Gafilin]

(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.) [Ebul Berekat]

(Zilhiccenin ilk on günü, fazilette bin güne, Arefe günü ise on bin güne eşittir.) [Beyhekî]

(Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur.) [Taberani]

(Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!) [Taberani]
Tesbih: Sübhanallah,
Tahmid: Elhamdülillah,
Tehlil: Lâ ilâhe illallah,
Tekbir: Allahü ekber,

Bu ayda yapılan ibadetler, yardımlar, hasta ziyaretleri ve verilen sadakalar çok kıymetlidir. Bu gecelerde kılınan namazlar kadir gecesinde kılınmış kadar kıymetlidir.

Nurlu Ayetler

“Eğer Allah seni bir zarara uğratırsa, onu kendisinden başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır verirse bunu da geri alacak yoktur. Şüphesiz O her şeye kadirdir.” (En’am Suresi:17)

“İman edip de iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için çok merhametli olan Allah, (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.” (Meryem Suresi:96)

De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim mevlâmızdır. Onun için müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.” (Tevbe Suresi:51)

“Şüphesiz ki bu Kur’an en doğru yola iletir; iyi davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler.”(İsra Suresi:9)

“Allah kuluna kafi değil mi?” (Zümer Suresi:36)

”Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu şüphesiz huşû duyanların dışındakiler için ağır bir yüktür.”(Bakara Suresi:45)

”Sabredenler, doğru olanlar, gönülden boyun eğenler, infak edenler ve seher vakitlerinde bağışlanma dileyenlerdir.” (Al-i İmran:17)

”Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez.”(Hud:115)

Allah’ın Dostu Olabilmek

”Allah dostları için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.” (Yunus Suresi 62-64)

Allah dostları dediğimiz veli kullar yani Allah’ı seven O’na itaat eden kullar dünya ve ahirette Allah’ın koruması altındadır.

Bizlere kötü veya olumsuz görünen her durumun altında Allah’ın sakladığı bir güzellik vardır. Bu bakış açısıyla hayata ve olaylara bakabilmek Allah dostlarının sahip olduğu bir özelliktir.

Onlar Allah sevgisini kendi nefislerinden üstün gören kimselerdir. Yaşadıkları her olayın,her anın kaza ve kaderin Allah’tan geldiğine iman ederler. Bu nedenle onlar için korku ve üzüntü yoktur.

Kalplerin,mutlulukların ve üzüntülerin asıl sahibi Allah’tır. O’ndan gelen herşey ışıktır, nurdur.

Dostlarını koruyan, onlar için cennet gibi bir mükafat hazırlayan Allah iki dünyada da sevdiklerine şah damarından yakındır ve onlardan razıdır.

Allah dostları dediğimiz kullar ”Allah dostlarına korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de” ayetiyle huzur bulurlar. Kalpleri huzur, güven ve sükunete kavuşur.

Allah dostları dediğimiz evliyalar makama, paraya, güzelliğe ve şöhrete bağlanmazlar. Onlar için baki olan Allah’ın varlığını her şeyin üstündedir.

Hiçbir zalim, hiçbir zulüm Allah dostlarına korku ve üzüntü veremez. Hz.Mevlana Mesnevi’de zalimler hakkında şöyle söylemiştir: ”Zalimlerin zulmü karanlık bir kuyudur. Daha ziyade zalim olanın kuyusu daha korkunçtur. Adalet ”daha kötüye, daha kötü ceza verilir”buyurulur. Ey zulümle bir kuyu kazan! Sen kendin için tuzak hazırlıyorsun. Zayıfları sen yardımcısız ve kimsesiz sanma; Kur’an’dan ”İza cae Nasrullah” oku. Sen filsen, senden ürkmüşse sana ceza olarak işte ebabil kuşu gelip çattı.”

Rabbim hepimizi dostlarından eylesin.Amin..