Ölüm Acısına Sabır Göstermek

Mahlukatın zatını seversek o gidince umutlar yıkılır. Allah bütün mahlukatı esmasıyla boyamıştır. Tüm mahlukatın Allah’a ait olduğuna gönülden inanınca ayrılsak da üzülmeyiz. Madem Allah var sevdiğimiz her şey O’nun zatında var.

Kalpte sonsuz sevme kabiliyetine karşılık baki bir zat var. Sonsuz sevme kabiliyeti fani şeyler için verilmemiştir. Bu sermaye sonsuz bir kemal sahibine verilmek üzere bizlere sunulmuştur.

Ayda gördüğün ışığın sahibi güneştir. Güneş olmazsa aydan haberin olmaz. Biz güneşi ayda gördüğümüz için ayı sevdiğimizi sanıyoruz. Ay batıp gidince üzülüyoruz. Ayın ışığı kendinden değil. Onu seversen karanlıkta kalırsın.

Aynadaki ışığı aynadan bilirsen o kırılınca ağlarsın. Bunun ışığı güneşten geliyor dersen ayna kırılsa da üzülmezsin. İnsan Allah namına sevdiğinde güneşi bulursa kırılsın gitsin aynalar der. Binlerce ayna kırılsa da güneş baki kalır..

Bir çocuğun babasına koşması nasıl kayıp olmuyorsa bir babanın da esas sahibine gitmesi yokluk olmaz. Babaya güneşten yansıyan o merhametin toprağın altına gitmesi kayıp olmaz. Çünkü ona verilen merhametin esas kaynağı Allah’tır.

Merhametin kaynağını bulursan canın yanmaz ve sevdiklerinin acısına tahammül edebilirsin. İnsan kalbi öyle baki bir zata muhtaç ki o hiçbir şeye muhtaç değil.

Vücuttaki bütün organlar kalbe kalp ise samet olan Allah’a muhtaçtır. Allah sevdiklerini başka kapıda kul etmez.

Ben, babam, annem ve bu hayat Allah’ın mülkü dediğin zaman başına gelen her olayın Allah’tan olduğuna iman ederek ölüm acısına tahammül gösterebilirsin. Biz de misafiriz ailemiz de misafir.

Allah’ın hatrı hatıralarından belli. Parmak izinde bile beni bul diyor.. Esas sahibimiz olduğunu her an hatırlatıyor. Yaradılanı yaratandan ötürü seversen bir gün gidince O’nun Allah’ın yanında yeri var ve O bizi kavuşturur der ve Allah’a sığınırsın.