KALBİM,BAŞÖRTÜM VE BEN

Bere ya da şapka taktığı için bir arkadaşınıza kızdığınız oldu mu hiç? Yakışmamış bunu bir daha takma dediğiniz? Benim olmadı.

Şort giyenle peçe takan arkadaşımı aynı ölçüde sevdim. Bunu giyme, şunu da takma demedim hiç. Çünkü birini sevmek demek onu olduğu gibi kabullenmek demek.

Bere takmak ne kadar doğalsa Allah yolunda başörtü takmak da aynı derece doğal.

Kapandığınızda mutluluktan sımsıkı sarılanlar da olacak, hiçbir şey demeyip kalpten gülümseyenler de şaşıranlar da..

Saçlarınız yok olmayacak sadece örteceksiniz.  Ama saçları uzatıp kaşı ve kirpiği uzatmayan Allah’a hayran olmalısınız öncesinde..

Hayran oldukça ilginiz, aşkınız artacak. Aşkınız arttıkça vazgeçemeyeceksiniz.. Ayrılamayacaksınız.

Allah uğruna bir adım attığınız için kalbiniz çarpacak. Kendinizi normalde nasıl hissediyorsanız aynı öyle hissedeceksiniz hatta daha da özgür..  Korkmayın çirkinleşmeyeceksiniz.

Ya açılırsam diye bir korkunuz olmayacak çünkü Allah için tesettürlü geçirdiğiniz her gün hanenize sevap olarak yazılacak.. Sizi gerçekten sevenler en sevdikleri renklerden başörtü hediye edecekler.

Mutluluktan ağlayanlar olacak,mübarek olsun diyenler, daim olsun diyenler..

Kapanmadan önce sizi rüyasında kapalı görenler olacak onlar her zaman dua edenler zaten.. Dua etmeye devam edenler..

Etrafınızda nasıl insanlar biriktirdiyseniz o sözler bulacak sizi. Namazda nasıl olmanız gerekiyorsa dışarıda her adım attığınızda öyle olacaksınız.

Farklı, tarifsiz bir huzuru var başörtünün.. Yanında meleklerden bir ordu varmış gibi. Belki de hasretle bekleyenlerin nasibi.

Sen kendine güvenirsen hiçbir söz ve bakış korkutamaz seni.

Seven sevdiğinin sevdiğini de sever.  Arkadaşınız, dostunuz, sırdaşınız olacak o başörtü..

İnşallah ahirette de imanınıza şahit olacak. Sevdiğimiz herkesin, her şeyin yanında onu da sevmeye değmez mi?

Bu kalpte bir başörtüye yer yok mu yani?

İnsanları gözümüzde büyütmek yerine kalbimizde Allah aşkını büyütürsek hiçbir sıkıntı kalmayacak bence..

Hamileyken evladını nasıl beklersin mesela? Huzurla, heyecanla, aşkla. Adı kız olursa bu olsun.. Pembe ayakkabı alalım. Bu oyuncağı şimdiden alsak mı? Erkek olursa o pembeler ne olacak? ‘’Ben giyerim’’ 🙂

Allah’ın huzuruna çıkacağın gün de aynı heyecanla beklenmez mi? Neleri başardım, neleri başaramadım. Rabbimin bir isteğini daha yapsaydım ne kaybederdim?

Kaybettiğim bunca zamanların yanında Allah için günde bir saat namaz kılmak mesela..

Sosyal medyada okuduğum bunca saçmalık varken yarım saat Kur’an okumak zor mu?

Ölüm bu kadar yakınken O’nun rızasını kaybetmeye değer mi?

Düşünelim ve O’na sığınalım.. O bizi severek yarattı. Bizleri O’nun kadar kimse sevemez.. İki dünya mutluluğu ve merhamet O’nun kapısında.

Kalbim,başörtüm ve ben..

Kalbin,başörtün ve sen..

Allah kendisi uğruna adım atanları gül bahçesinde misafir edecek, unutmayalım.

AYŞE NURDAN

Tesettür: Kalbin İhramı

Tesettür örtünmek, setretmek demektir. Dinimizde tesettür kadınların el ve yüzlerinin dışında kalan bölgelerinin görünmeyecek şekilde giyinmesidir.

Bir anlamda tesettür ihrama girmek demektir. İhram ise bütün dünyevi süslerden, nefsin arzularından, kaygılardan sıyrılmaktır. Sade, gösterişsiz ve iffet sahibi olmaktır.

Kalbin tesettürü insanı ahirete yönlendirir ve Allah’ın rızasını öne alır. Kalbi kinden, hırstan, nefretten ve şehvetten arındırmayan bir tesettür sadece kıyafetle sınırlı kalır. Tesettürün gerçek manası onu davranışlarımıza da yansıtabilmektir.

Kalbimiz, halimiz ve kıyafetimiz bir araya geldiğinde tesettürü oluşturur. Başörtüsü Allah’a olan sevgimizin göstergesidir. O’nun rızasına bir adım daha yaklaştıracak bir ayettir.

Kuran-ı Kerim’de Nur Suresinin 30. ayetinde mümin erkeklerin harama bakmamaları, namus ve iffetlerini korumaları emredildikten sonra 31. ayetinde kadınlarla ilgili olarak: “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini bakmaları haram olan şeylerden çevirsinler,
edep yerlerini korusunlar. Kendiliğinden görünen kısımlar müstesna ziynetlerini açmasınlar, başörtülerini yakalarının üzerine örtsünler” buyrulmuştur.