”Allah’ın adıyla. O her kusurdan münezzehtir. Hiçbir şey yoktur ki O’nu hamd ile tespih etmesin.Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur.O birdir. O’nun hiçbir şeriki yoktur. Mülk O’na ait, hamd O’na mahsustur. Hayatı veren de ölümü veren de O’dur. O kendisine asla ölüm arız olmayan Hayy-ı Ezelidir. Bütün hayır O’nun elindedir. O herşeye hakkıyla kadirdir. Her şeyin ve herkesin dönüşü O’nadır.”
FAZİLETLİ BİR DUA
Sabah ve akşam namazından sonra tekrarı pek çok fazileti bulunan ve sahih bir rivayette ism-i azam mertebesini taşıyan şu tevhid cümlesinin on bir kelimesi var. Her bir kelimesinde hem bir müjde hem birer Rububiyetin Tevhid mertebesi hem bir ism-i azam noktasında bir vahdetin büyüklüğü ve vahdaniyetin mükemmelliği vardır.
Şu tevhid kelamının on bir kelimesinin her birinde bir müjde vardır. Her müjdede birer şifa ve o şifada birer manevi lezzet bulunur.
”LA İLAHE İLLALLAH” yani ”Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur”kelimesinde şöyle bir müjde var ki ”Hadsiz ihtiyaçlara muhtaç, nihayetsiz düşman hücumuna hedef olan insan ruhu şu kelimede öyle bir medet isteme noktası bulur ki bütün ihtiyaçlarını temin edecek bir rahmet hazinesi kapısını ona açar. Öyle bir dayanak noktası bulur ki bütün düşmanlarının şerrinden emin edecek bir mutlak kudretin sahibi olan kendi Mabudunu ve Yaratanını bildirir ve tanıttırır. O anlayış ve kavrayışı ile kalbi mutlak vahşetten ve ruhu dehşetli üzüntülerden kurtarıp ebedi bir ferahı daimi bir mutluluğu temin eder.
”VAHDEHU”yani O birdir. Şu kelimede şifalı saadetli bir müjde vardır. Şöyle ki kainatın büyük çoğunluğu ile alakadar ve o alakadarlık yüzünden keşmekeş içinde boğulmak derecesine gelen insan ruhu ve kalbi O birdir kelimesinde bir sığınak bulur ki onu bütün o keşmekeşten o perişanlıktan kurtarır. Yani Vahdehu manen der ”Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara boyun büküp minnet çekme, onlara dalkavukluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünkü kainatın sultanı birdir, her şeyin anahtarı O’nun yanında her şeyin dizgini O’nun elindedir.
”LA ŞERİKE LEHU” Yani O’nun hiçbir ortağı yoktur. Nasıl ki İlah oluşunda ve saltanatında ortağı yoktur. Allah bir olur birkaç tane olamaz.Kainatı terbiye edişinde icraatında ve yaratışlarında dahi ortağı yoktur. Bazen olur ki sultan bir olur, saltanatında ortağı olmaz, fakat icraatında onun memurları ortağı sayılırlar ve onun huzuruna herkesin girmesine mani olurlar.
İmanı elde eden insan ruhu manisiz müdahalesiz perdesiz her halinde her arzusunda her anda her yerde o ezel ebed ve rahmet hazineleri ile saadet definelerinin sahibi olan Cemal-i Zülcelal Kadir-i Zülkemal’in huzuruna girip ihtiyaçlarını arz edebilir. Rahmetini bulup kudretine dayanarak mükemmel bir ferahı ve mutluluğu kazanabilir.
”LEHUL MULK” Mül tamamen O’nundur. Sen O’nun hem mülküsün, hem kölesisin hem mülkünde çalışıyorsun. Ey insan! Sen kendini kendine sahip sayma. Çünkü sen kendini idare edemezsin, o yük ağırdır. Kendi başına muhafaza edemezsin, belalardan sakınıp sana lazım olan ihtiyaçlarını yerine getiremezsin. O mülk sahibi hem Kadirdir, hem Rahimdir kudretine dayan, rahmetini töhmet altında bırakma. Zahmeti at sefayı bul.
Manen sevdiğib alakadar olduğun perişanlıktan müteessir olduğun ve ıslah edemediğin şu kainat bir Kadir-i Rahim’in mülküdür. Mülkü sahibine teslim et, O’na bırak cefasını değil sefasını çek. Dehşet aldığın zaman İbrahim Hakkı Hz. gibi ”Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler”de , pencerelerden seyret içlerine girme.
”LEHUL HAMD” Hamd-u sena ve minnet O’na mahsustur. Nimetler O’nundur ve O’nun hazinesinden çıkar. Hazine ise daimidir. Ey insan! Nimetin yok olup gitmesinden üzüntüye düşme. Çünkü rahmet hazinesi tükenmez. Nimetin yok olup gitmesinden endişeye düşme. Lezzetin gitmesini düşünüp feryat etme. Ağacı baki ise meyve gitse de yerine gelen var. Çünkü o nimet meyvesi rahmeti sonsuz bir Zat’ın meyvesidir.
”YUHYİ” Hayatı veren O’dur. Ve hayatı rızk ile devam eden de odur. Hayata lazım olan bütün erzakları çıkaran da O’dur. Hayatın yüksek gayeleri O’na aittir ve mühim neticeleri de O’na bakar.
”VE YUMİT” Ölümü veren O’dur. Hayat vazifesinden terhis eder, fani dünyadan yerini değiştirir, hizmet külfetinden azat eder. Ölüm idam değil hiçlik değil fena değilebedi ayrılık ve yokluk değil. Ebedi saadet tarafına asli vatana terhistir.
”VE HUVE HAYYUN LA YEMUT” O kendisine asla ölüm arız olmayan Hayy-ı Ezelidir.Sizlere müjde sevdiklerinizden nihayetsiz ayrılıkların yaralarını tedavi edip merhem süren Baki bir sevgiliniz var. Madem O var ve Bakidir başkaları ne olursa olsun merak çekmeyiniz. Belki o sevgililerde sevmenize sebep olan güzel ihsan o Mahbub-u Baki’nin baki cilvelerinin güzelliklerinin gayet zayıf bir gölgenin gölgesidir. Onların yok olup gitmesi sizi üzmesin çünkü onlar bir çeşit aynalardır. Madem O var her şey var.
”Bİ YEDİHİL HAYR” Bütün hayır O’nun elindedir. Her yaptığınız hayrat O’nun defterine geçer. Her işlediğiniz salih amel kaydedilir.
Ey biçareler!Mezaristana göçtüğünüz zaman ”Eyvah malımız harap olup çalışmamız boşa gitti” demeyiniz feryat edip ümitsizliğe düşmeyiniz. Her ameliniz yazılıyor.
”VE HUVE ALA KULLİ ŞEYYİN KADİR” O herşeye hakkıyla kadirdir. O Vahiddir, Ehaddır her şeye kadirdir. Hiçbir şey O’na ağır gelmez. Bir baharı yaratmak O’na bir çiçeği yaratmak kadar kolaydır.
”VE İLEYHİ MASİR”Herkesin ve herşeyin dönüşü O’nadır. İnsanlar vazifelerini bitirip ve hizmetlerini tamamladıktan sonra onları yaratan Halık-ı Zülcelaline dönecekler ve Mevlayı Kerimlerine kavuşacaklardır.