Hac: Allah’ın Evine Misafir Olmak

Kabe,Mekke

Kabe Allah’ın evi olduğu gibi, bu dünyada O’nun evidir ve ömürlerimiz aslında birer hac yolculuğudur. Müminin kalbi olan Kabe, Allah ve Resulu sav tarafından O’ndan başka sahibi olmayan bir ev haline getirilmiştir.

Allah’ın bizden istediği selim olan kalp Rabbimizden başkasından ve nefsani isteklerden arınmış olan huzurlu bir kalptir. Allah’ın evi olan Kabe’ye gittiğimizde de bütün nefsani ve dünyevi isteklerden arınıp sadece O’na yönelir ve kul oluruz.

Ahiretin provasını yaparak ölmeden önce ölmenin farkına varırız. Bütün maddi, manevi imkan ve makamlardan sıyrılıp süslerden ve renklerden bile arınıp O’nun yanına giderken ibadetlerimizden başka hiçbir şey götüremeyeceğimizin farkına varırız.

Kefeni hatırlatan ihramı giyerek bütün müslüman kardeşlerimizle eşit bir şekilde O’na yolculuğa çıkarız.

”Hac” kelimesinin anlamı ziyaret etmektir. Kabe-i Muazzama tevhid inancının sembolüdür. Hac yön belirleme ve hedef seçme eylemidir.

Kabe’yi içinde bulunduran Mekke’nin diğer ismi Ümmü’l Kura yani Şehirlerin Anası’dır.

İbnü’l Arabi şöyle söylemiştir: ” Gönül aleminde dolaşan hisler, fikirler ve hayaller hacıların Kabe’yi tavaf etmeleri gibi kulun kalbini tavaf eder.”

Attığımız her adım hac hazırlığı gibidir. Orada nasıl Allah’ın huzurunda ve rızasını kazanma çabasındaysak hayatımızda da her an nefsi mücadeleye devam etmeli, haccı ve Allah’a yaklaşmayı Kabe’ye hapsetmemeliyiz.

Kuran-ı Kerim’de Allah şöyle buyurmuştur:

”Beytimi ziyaretçiler için temizleyiniz.” ( Hcc,22/26)

”Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke’de alemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kabe’dir.” (Al-i İmran,3/96)

”İbrahim ve İsmail’e şöyle emretmiştik: ”Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rüku ve secde edenler için evimi(Kabe’yi) tertemiz tutun.” ( Bakara, 2/125)

” Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın.” ( Bakara,2/196)

”Kim, oraya giderse kurtulur.”( Ali İmran, 3/97)

Haccın hedefi Allah’a yakınlık ve rızasını kazanmaktır. Hakikat arayışımızı Hz. Hacer gibi her an sürdürerek O’nun rızasına kavuşabiliriz.

Her an Allah’ın huzurunda olduğumuzun bilincinde yaşayarak her mevsimi kalbimiz için hac mevsimi yapabiliriz.

İlahi aşkı kalbimizin merkezine koyarak onun etrafında dönebiliriz. Allah hepimize kalbimizle hacı olmayı nasip etsin.. Amin…

Mekke ve Medine

Lebbeyk Allahümme lebbeyk

Lebbeyke la şerike leke lebbeyk

İnne’l hamde ve’n nimete

Leke ve’l mülk la şerike lek

”Buyur Allah’ım buyur! Emrindeyim buyur!

Buyur Allah’ım, senin asla ortağın yoktur.

Buyur Allah’ım, şüphesiz hamd sana mahsustur.

Nimet de senindir mülk de senin, asla ortağın yoktur.”

Mekke-i Mükerreme

Kabe… Allah’ın kutsal evi. Zamanın, mekanın anlamını yitirdiği yer. Allah’la baş başa kaldığımız mekan.

Allah’ın evi Kabe’nin yine Allah’ın evi olan Mümin kalbiyle karşı karşıya geldiği yer.

Hz. İbrahim ile oğlu Hz. İsmail’in tevekkülü, inşası ve İslam’ın kalbi.

Her anı mahşer günü gibi. Dünya cazibelerinden, renklerinden, hırslarından uzak. Kalpte, dilde, bakışta, adımda yalnızca Allah’ın rızası.

Tövbe ve istiğfar ile, dua ile, Kuran-ı Kerim ile, namaz ile Allah’a yaklaşma mücadelesi.

İbrahim Peygamberin, Muhammed Peygamberin adım attığı , dua ettiği yerler. Onlarla aynı yerde, aynı şekilde dua etmektir kalbi heyecanlandıran.

Allah rızası için temiz tutulan Kabe’nin etrafında yine kalbimizi temizlemek için dönmektir melekler gibi.

Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in teslimiyetini, Allah’a dostluğunu, güvenini, nefsini kurban etmeyi, Hz. Hacer gibi mücadele etmeyi, Hz. Muhammed (sav) gibi sabretmeyi, Allah rızasını kalbimizde ilk sıraya koymayı öğrenmektir Mekke..

Medine-i Münevvere

Nurlu şehir, gül kokan şehir Medine.. Rasulullah’ın (sav) evi. O’nun gibi tertemiz, nurlu, huzurlu şehir. Asr-ı Saadet’i kalbinde saklayan şehir. Sahabelere yurt olan şehir.

Kimsesizlerin, yolda kalmışların, gariplerin sığınağı..

Mescid-i Nebevi

Rasulullah(sav)’a can-ı gönülden kucak açan, bağrına basan Medine..

Bizler için Allah yolunda nice çileler çekmiş gül kokulu peygambere kavuşup gül olmak..

”Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidine Muhammed.”

Rasulullah’ın karşısına geçip O’na salavat okuyup, dua etmek ve O’nun görüp dua edeceği insanlardan olabilmek..

Hiçbir yere benzemeyen güzeller güzeli iki şehir.. Rasulullah’a, sahabelere, Allah yolunda şehit olmuş nice yüce gönle ev olmuş iki nurlu şehir..

Allah hepimize bu iki şehri görmeyi ve oradaki kalplere hakkıyla layık olmayı nasip eylesin. Amin.