Vakti zamanında bir derviş köy köy gezermiş. Dilinde hep şu cümle: ” Eden kişi kendine eder.”
Köylerin birinden bir kadın dervişe bu sözleri için çok kızıyormuş. Günlerden bir gün bu kadın dervişe zehirli bir ekmek vermeye karar verir. Kendi kendine ” Bunu yedikten sonra da böyle diyebilecek misin bakalım” der.
Derviş gelirken sesini duyup dışarı koşar kadın. Dervişi yanına çağırır.. ” Eden kişi kendine eder ” diyerek gelir derviş.
Kadın: ”Sana sıcacık ekmek yaptım, al karnını doyur” der.
Derviş ” Eden kişi kendine eder” diyerek ekmeği alır ve yola revan olur. Yorulup bir ağacın dibine oturur.
Karşıdan kan ter içinde kalmış bir genç adam dervişe doğru yaklaşır. ”Dede çok açım, bir parça ekmeğin var mı?”der.
Derviş kadından aldığı ekmeği genç adama verir ve ” Hepsini ye oğlum”der.
Genç ekmeği alıp dua ederek uzaklaşır. Yiyerek biraz yol gittikten sonra evinin kapısına geldiğinde fenalaşmaya başlar.
Zar zor kapıyı çalar. Ve kapı açılır. Kapıyı açan kadın dervişe zehirli ekmeği veren kadındır. Gelen ise beş yıldır askerde olan oğlu.. Kadın oğlunu gördüğüne sevinirken oğlu birden yere yığılır.
Dervişin verdiği ekmeği anlatmaya çalışır oğlu. Ve kısa bir süre sonra can verir.
Annesi ”Ben ne yaptım Allah’ım” diye haykırır.
Ve o esnada derviş aynı ağacın dibinde aynı zikrine devam etmektedir..
”Eden kişi kendine eder, eden kişi kendine eder.”

