Nefsani istek ve arzuların var oldukça iyi ve kötü de orada var olur. Bunlardan kurtulduğun zaman hepsi hayal ve kuruntudan ibaret kalır.
Kendi varlığından kurtulamazken, iyi ve kötüyü görmeye devam edersin. Kat edeceğin yol uzadıkça uzar. Aslında sen yokluktan var oldun ama sonra kendi varlığına bağımlı kaldın.
Keşke başlangıçta neysen öyle kalsaydın. Yani varlıktan nasibin olmasaydı. Kötü sıfatlarından tamamen arın sonra da elin boş toprağa karış. (3945.bölüm)
HİKAYE
Basra şeyhi Hasan-ı Basri Rabia’nın yanına gitti. Ona ”Ey aşkta engeller aşmış kişi! Hiç kimseden bir nükte işitmedin mi ki ne söylüyorsun, ne de gösteriyorsun? Bu kendi keşfin ve sana ait ruhi bir tecrübe de olabilir. Onu söyle, iştiyaktan canım çıkmak üzere.”
Rabia ona şöyle dedi : ”Ey zamanın ulusu! Birkaç parça iplik eğirmiştim. Pazara götürüp sattım, sevindim. Elime tam olarak iki dirhem geçti. İkisini birden aynı elime almadım. Birini bir elime , birini de diğer elime aldım. Çünkü gümüşlerin ikisi bir arada olursa , yol keser , ben de onlara sahip çıkamam diye korktum. ”
Dünyalık adam , canını ve gönlünü kanlara bular, yoluna yüz binlerce tuzak kurar da az bir miktar haram para elde etmek ister, elde etse de ölecek ya.. O para mirasçısına helal olur , kendisi ise o günahın ve vebalin derdiyle kalır.
Ey Simurg’u paraya satan, gönlü paranın aşkından mum gibi parlayan! Bir kılın bile kendisine yer bulamadığı böyle bir yerde, ne hazineyi, ne de altınları koyacak yer vardır.
Ey karınca gibi zayıf olan kişi! Eğer bu yola ayak basarsan, bir kıl yüzünden zorla seni tutup alıkoyarlar. Bir kıl ucu kadar ihtiyat edilmezse, hiç kimse bu yola girmeye cesaret edemez. (2135-2140-2145)

