Gönül Yorgunlarına İlahi Nefes Duası

Ya Selam, Zamane hengamesi içinde tarumar olmuş gönlüme selamet indir. Dertli nefsimi sükun ile sar, geceyi gündüze çeviren kudretinle içimi nur et.

Ya Latif, lütfunla dokun kırık yanlarıma, kimselerin anlayamadığı yorgunluklarıma sen ince kudretinle şifa ver.İçimdeki feryadı rahmetinle sükuta erdir.

Ya Vedud, unutulmuş sevgilerin kaybolmuş bakışların ardından beni tekrar kendi muhabbetinle dirilt. İlahi aşkına muhtaç yüreğime vuslatınla teselli ver.

Ya Şafi, ne dilin anlatabildiği, ne gözün gösterebildiği yorgunluklar için senin şifanı niyaz ederim. Maddi ve manevi her yarama ol de, merhametinle beni sar.

Ey her zerrede hazır ve nazır olan Rabbim, yorgunluğumu hayra tebdil eyle, kalbime yeniden doğuşun seherini lütfeyle.

Amin ya ilahel Alemin. Amin bi hürmeti Mevlana Celaleddin Rumi ve bi hakkı Ahmed er Rufai ve bivecahil kerim Abdülkadir-i Geylani.

Cümlesinin ruhaniyetinden, muhabbetinden ve şefaatinden nasib-i ali eyle ya Rab. Amin..

Esma gönül sarayına gelen bir sultandır. Kim ki bu esmalara sadakatle bağlanır, ona kapılar açılır. Ona gecede gündüz, susuşta söz, sükutta sema doğar.

Unutmayın ki esmayı bilen, esmada kendini bulan en nihayet Hakk’ta yok olan olur.

Sözü duyan bilsin.. Gönlü yanan işitsin.

(Bir Derviş)

Aslından Uzak Düşen Kişi Yine Vuslat Zamanını Arar

  • Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor:
  • Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan erkek, kadın… Herkes ağlayıp inledi.
  • Ayrılıktan parça parça olmuş, kalp isterim ki, iştiyak derdini açayım.
  • Aslından uzak düşen kişi, yine vuslat zamanını arar.
  • Ben her cemiyette ağladım, inledim. Fena hallilerle de eş oldum, iyi hallilerle de. 
  • Herkes kendi zannınca benim dostum oldu ama kimse içimdeki sırları araştırmadı.
  • Benim esrarım feryadımdan uzak değildir, ancak (her) gözde, kulakta o nur yok.
  • Ten candan, can da tenden gizli kapaklı değildir, lâkin canı görmek için kimseye izin yok.
  • Bu neyin sesi ateştir, hava değil; kimde bu ateş yoksa yok olsun!
  • Aşk ateşidir ki neyin içine düşmüştür, aşk coşkunluğudur ki şarabın içine düşmüştür. 
  • Ney, dosttan ayrılan kişinin arkadaşı, haldaşıdır. Onun perdeleri, perdelerimizi yırttı.
  • Ney gibi hem bir zehir, hem bir tiryak, ney gibi hem bir hemdem, hem bir müştak kim gördü?
  • Ney, kanla dolu olan yoldan bahsetmekte, Mecnun aşkının kıssalarını söylemektedir.
  • Bu aklın mahremi akılsızdan başkası değildir, dile de kulaktan başka müşteri yoktur.
  • Bizim gamımızdan günler, vakitsiz bir hale geldi; günler yanışlarla yoldaş oldu