Aslından Uzak Düşen Kişi Yine Vuslat Zamanını Arar

  • Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor:
  • Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan erkek, kadın… Herkes ağlayıp inledi.
  • Ayrılıktan parça parça olmuş, kalp isterim ki, iştiyak derdini açayım.
  • Aslından uzak düşen kişi, yine vuslat zamanını arar.
  • Ben her cemiyette ağladım, inledim. Fena hallilerle de eş oldum, iyi hallilerle de. 
  • Herkes kendi zannınca benim dostum oldu ama kimse içimdeki sırları araştırmadı.
  • Benim esrarım feryadımdan uzak değildir, ancak (her) gözde, kulakta o nur yok.
  • Ten candan, can da tenden gizli kapaklı değildir, lâkin canı görmek için kimseye izin yok.
  • Bu neyin sesi ateştir, hava değil; kimde bu ateş yoksa yok olsun!
  • Aşk ateşidir ki neyin içine düşmüştür, aşk coşkunluğudur ki şarabın içine düşmüştür. 
  • Ney, dosttan ayrılan kişinin arkadaşı, haldaşıdır. Onun perdeleri, perdelerimizi yırttı.
  • Ney gibi hem bir zehir, hem bir tiryak, ney gibi hem bir hemdem, hem bir müştak kim gördü?
  • Ney, kanla dolu olan yoldan bahsetmekte, Mecnun aşkının kıssalarını söylemektedir.
  • Bu aklın mahremi akılsızdan başkası değildir, dile de kulaktan başka müşteri yoktur.
  • Bizim gamımızdan günler, vakitsiz bir hale geldi; günler yanışlarla yoldaş oldu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir