Rize Kıbledağı Hacı Hafız Yusuf Yılmaz Camii

Rize’nin Güneysu ilçesindeki 1130 rakımlı “Dua Tepesi” olarak isimlendirilmeye başlanan Kıble Dağı’nın zirvesine inşa edilen ve manzarasıyla ziyaretçilerini hayran bırakan Kıbledağı Hacı Hafız Yusuf Yılmaz Camii’nin yapımı 2 yılda tamamlandı. Osmanlı döneminin önemli eserlerinden Üsküdar’daki Şemsi Ahmet Paşa Camisi’nin mimarisi ile yapılan cami Güneysu ilçesinde, kıble yönünde olması ve ilçenin birçok yerinden görülebilmesi nedeniyle Kıbledağı ismiyle anılan 1130 rakımlı dağın zirvesine inşa edildi.

Söz konusu proje çerçevesinde camiye giden yolun yapımı tamamlandıktan sonra etrafında yürüyüş parkuru, dinlenme alanı, konukların çay içebileceği park alanı ve mesire yerleri inşa edilerek, güzel vakit geçirmek isteyen vatandaşların hizmetine sunuldu.

 Tarihi bir geçmişi de olan cami, ilk olarak 1800’lü yıllarda Meşula Mehmet Efendi ve Kuş Ahmed Efendi tarafından inşa ettirildi. 1960 yılında bu ahşap camide yangın çıkması nedeniyle Yusuf Yılmaz Hocaefendi tarafından yapı yeniden taştan yapıldı.

Yapı uzun yıllar bir dua ve ibadet merkezi olarak kullanıldı.

ŞEHİT YARBAY PİLOT GÖKHAN KORKMAZ’IN KABRİ

11 kasımda Gürcistan’da düşen kargo uçağında şehit olan yirmi kahramanımızdan biri Pilot Yarbay Gökhan Korkmaz’ın kabri İstanbul Büyükçekmece Eski Mezarlıkta bulunmaktadır.

Kuran ayetlerinde şehitlik mertebesi şu şekilde geçmektedir;

-O şehitler, Allah’ın kendilerine bağışladığı nimetlerle sonsuz bir mutluluk duyarlar. Arkalarından gelecek olup henüz kendilerine katılmamış olan mücâhid kardeşleri adına da: “Onlara hiçbir korku yok, onlar asla üzülmeyecekler” müjdesiyle sevinirler.(Al-i İmran,170)

-Yine onlar, Cenâb-ı Hakk’ın kendilerine olan büyük lutfu ve ihsânıyla sevindikleri gibi ayrıca Allah’ın, mü’minlerin mükâfatını zâyi etmeyeceği yolundaki vaadinden dolayı da büyük bir sevinç duyarlar.(Al-i İmran, 171)

-Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdirler. Bunlar ne güzel arkadaştır! (Nisa ,69)

Hazret-i Ali -radıyallahu anh- kabirleri sıkça ziyaret ederdi. Bir gün ona:

“‒Nedir bu hâlin ey Ali, kabirleri komşu edindin?!” dediler. O da şu cevâbı verdi:

“‒Onların sâdık komşular olduğunu gördüm! Zira hiçbir kötülük yapmıyorlar ve hâlleriyle bizlere ibret dersi vererek dâimâ âhireti hatırlatıyorlar!” (İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, VII, 102/34514)

Nebî -sallâllahu aleyhi ve sellem- Uhud’daki şehidlerin kabirlerini ziyaret etti ve şöyle buyurdu:

«Allâh’ım! Kulun ve Peygamberin, bunların hakîkî şehîd olduğuna şâhitlik eder. Ve kıyâmete kadar kim bu şehidleri ziyaret eder de selâm verirse onlar da o ziyaretçinin selâmına karşılık verirler.»” (Hâkim, III, 31/4320)

Peygamber efendimiz sav şehit kabri ziyaretini önemle vurgulamıştır.

Rahmet ve mağfiret ayı olan üç aylarda şehitlerimizi dualarımızda unutmamak ve kabir ziyaretinde bulunmak duasıyla..

Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin ve ailelerine sabır versin.

Amin..

Halis Gömlek

Güvenilir alışveriş için tercih edebileceğiniz bir instagram hesabı.

@halisgomlek

Müslüman yaşam tarzına uygun, şık, rahat..

Uygun fiyat, gecikmeyen kargo ve gönderdikleri hediyelerle tercih ediliyorlar.

İncelemenizi tavsiye ederim…

An Instagram account you can choose for reliable shopping.

@halisgomlek stylish, comfortable, suitable for the Muslim lifestyle..

They are preferred with affordable prices, non-delayed cargo and the gifts they send.

I recommend that you review it…

With pray..

Elestü bi Rabbikum

Ve sen ruhunla varlığın en ince zerresiyle fısıldamıştın: ”Beli”

Ey gönlü aşk ile sararmış gönlü vuslatla dolmuş can.. Bil ki ne ilk görüş bu dünyanın sabahında oldu ne de aşk ten gözünün gördüğüne meftun olur. Aşık sevgiliyi ilk defa bezmi elestte gördü. O canan ki henüz ten bulmamışken bile nazarıyla ruhu yakmış bir tek bakışıyla ömrü aşk ile mühürlemiştir. İşte o bezm sükutun kelamından önce olduğu, ve aşkın henüz harfsizken zuhur ettiği ebedi bir meclistir. Orada beli cevabı sadece Rabbe değil göz göze gelen aşık ile maşuk arasında da bir sırrın perdesidir.

Zamanın ve mekanın ötesinde aşk. Ey aşık olduğunu zanneden gönül elestte verilen o kadim aşk dururken ten sevdasına meyletmek padişahın davetini bırakıp sokakta oyalanmaya benzer.

Unutma ki maşuk-i hakiki bir tanedir. Gerisi suret, gerisi gölgedir.

Ve gölgeye aşık olan güneşi hiç tanımamış demektir.

(Bir derviş)

At Sırtında Hac Yolculuğu

Endülüs’ten Mekke’ye atlarıyla yola çıkan bir grup Müslümanın duygusal hikayesi.. Beş yüz yıl önce Endülüslülerin hac yolculuğunu yaşamak ve yaşatmak için atlarıyla ülkeler geçen bir grup insanın hikayesi..

Allah onların güvenli bir şekilde Kabe’ye ulaşmalarını nasip etsin. Siz de onlar için dua edin..

Aşağıdaki videoda Türkçe altyazı mevcuttur. Ayarlardan dil seçip izleyebilirsiniz. İyi seyirler.

Veysel Karani Hazretleri

Veysel Karani Hazretleri..Onun yolu gariplerin yoludur. Zira küllenenin hikâyesi gariptir. Küllenenin, evveline dair hiçbir alakası kalmaz ki, nasıl gariplikten bahsedilmesin? O artık büsbütün başka bir şeydir. Dışarıda kalana göre değersiz, hatta belki de yok hükmündedir.

Allah’a duyulan bir aşk; böyle olmasa dahi, kişinin nefsine olan iman edişini bir mühlet zedelemiş, onun benliğine duyduğu koşulsuz aşkı ayakları altında çiğneyerek firavunluğunun sarayında zelzele çatlakları oluşturmuş dünyevi görünen bir aşk dahi bu yolun ruhsatı olabilir. Çünkü dünyevi görünen o sevginin bile dünyaya dair olan kısmı ancak gövdesi ve dallarıdır. Onun kökleri rahmana uzanır.

Zira o kişinin düştüğü dipsiz görünen bir kuyudur. Yakalandığı amansız bir tufan, içinde sıkıştığı nefessiz bırakmış bir mağaradır. Onu sarandan, kendi kuvvet ve iradesiyle kurtulamayacağını belletmiştir mecnun olana girdabı. Hep deneyip, hep de yenilmiş olan, teslim olmaz mı artık rüzgâr ve denize; evvel ve ahir, zahir ve batın olan, her şeyin tek sahibine? Artık menzilinde yalnızca “o” kalmaz mı?

Muma aşık pervane, güneşin varlığını bilince iflah olur mu artık? Leyla’yı ikinci defa bulan mecnun’a leyla’dan ne fayda? Mülkten, sefadan, neşeden, artık Mecnun’a ne fayda? Ne güzeldir şimdi tufan çattığında onu saklayan gemi. Onu yutmuş balık, kapamış kovuk, hapseden kuyu… O, bu yolun Yusuf’u, Yunus’u, Nuh’u ve uyuyanları değil midir artık?

Çile, onun öz yâri ile meşki değil midir?

Allah çilesine aşık olanların yaridir ve yanındadır. Hasta annesine can olanların yaridir ve yanındadır. Bütün zulüm ve zulumatlara sabredenlerin yaridir ve yanındadır.

MY HEART, MY HEADSCARF AND ME

Have you ever angried with your friend for wearing a beanie or a hat? Have you ever said that this does not suit you,not to wear it again? It wasn’t mine.

I liked my friend who wore a veil the same way as the one who wore shorts. I never said don’t wear this.Because loving someone means accepting them for who they are. It is just as natural to wear a beret as it is to wear a headscarf in the way of Allah.

When you wear hijab, there will also be those who hug with happiness, those who say nothing and smile from the heart, and those who are surprised..

Your hair will not disappear, you will just cover it. But before you have to admire Allah, who grows the hair and does not grow the eyebrows and eyelashes..

As long as you admire Allah, your interest and love will increase. As your love increases, you will not be able to give up.. You can’t leave. Your heart will beat because you have taken a step for the sake of Allah. You will feel the same way you normally feel, even more free.. Don’t be afraid, you won’t get ugly.

You will not have any fear about leaving the hijab, because every day you spend wearing the hijab for Allah will be written as a reward.

Those who really love you will give a headscarf gift from their favorite colors. There will be those who cry with happiness,those who say may be blessed, those who say may be forever..

There will be those who see you wearing hijab in their dreams before you wearing hijab, they are always the ones who pray anyway.. Those who continue to pray..

There is a different, indescribable peace of the hijab. It was as if you have an army of angels and.Perhaps the share of those who are waiting with longing. If you trust yourself, no words or looks can scare you. The headscarf will be your friend and confidante.

Allah willing, it will be a witness to your faith in the hereafter. Isn’t it worth loving it? So is there a room for a hijab in this heart?

I think if we grow the love of Allah in our hearts instead of thinking about people, there will be no problems.. For example, how can you expect a child when you are pregnant? With peace, with excitement, with love.Let’s buy pink shoes. Should we buy this toy already? If it’s a boy, what about those pinks? ’I’ll wear it” 🙂

Is it not awaited with the same excitement on the day when you will appear before Allah? What I have achieved, what I have not achieved. What would I have lost if I had done my Lord’s will one more time? Besides all the times I have lost, for example, praying for Allah for an hour a day.. Is it difficult to read the Koran for half an hour with all the nonsense I read on social media? Is it worth losing His consent when death is so close?

Let us think and take refuge in Him.. He created us with love. No one can love us as much as He does.. Two worlds of happiness and mercy are at His door. My heart,my hijab and me.. Your heart, your hijab and you.. Allah will host those who take steps for his sake in the rose garden, let’s not forget.

AYŞE NURDAN

AŞİYAN ÇEVİRİ

KALBİM,BAŞÖRTÜM VE BEN

Bere ya da şapka taktığı için bir arkadaşınıza kızdığınız oldu mu hiç? Yakışmamış bunu bir daha takma dediğiniz? Benim olmadı.

Şort giyenle peçe takan arkadaşımı aynı ölçüde sevdim. Bunu giyme, şunu da takma demedim hiç. Çünkü birini sevmek demek onu olduğu gibi kabullenmek demek.

Bere takmak ne kadar doğalsa Allah yolunda başörtü takmak da aynı derece doğal.

Kapandığınızda mutluluktan sımsıkı sarılanlar da olacak, hiçbir şey demeyip kalpten gülümseyenler de şaşıranlar da..

Saçlarınız yok olmayacak sadece örteceksiniz.  Ama saçları uzatıp kaşı ve kirpiği uzatmayan Allah’a hayran olmalısınız öncesinde..

Hayran oldukça ilginiz, aşkınız artacak. Aşkınız arttıkça vazgeçemeyeceksiniz.. Ayrılamayacaksınız.

Allah uğruna bir adım attığınız için kalbiniz çarpacak. Kendinizi normalde nasıl hissediyorsanız aynı öyle hissedeceksiniz hatta daha da özgür..  Korkmayın çirkinleşmeyeceksiniz.

Ya açılırsam diye bir korkunuz olmayacak çünkü Allah için tesettürlü geçirdiğiniz her gün hanenize sevap olarak yazılacak.. Sizi gerçekten sevenler en sevdikleri renklerden başörtü hediye edecekler.

Mutluluktan ağlayanlar olacak,mübarek olsun diyenler, daim olsun diyenler..

Kapanmadan önce sizi rüyasında kapalı görenler olacak onlar her zaman dua edenler zaten.. Dua etmeye devam edenler..

Etrafınızda nasıl insanlar biriktirdiyseniz o sözler bulacak sizi. Namazda nasıl olmanız gerekiyorsa dışarıda her adım attığınızda öyle olacaksınız.

Farklı, tarifsiz bir huzuru var başörtünün.. Yanında meleklerden bir ordu varmış gibi. Belki de hasretle bekleyenlerin nasibi.

Sen kendine güvenirsen hiçbir söz ve bakış korkutamaz seni.

Seven sevdiğinin sevdiğini de sever.  Arkadaşınız, dostunuz, sırdaşınız olacak o başörtü..

İnşallah ahirette de imanınıza şahit olacak. Sevdiğimiz herkesin, her şeyin yanında onu da sevmeye değmez mi?

Bu kalpte bir başörtüye yer yok mu yani?

İnsanları gözümüzde büyütmek yerine kalbimizde Allah aşkını büyütürsek hiçbir sıkıntı kalmayacak bence..

Hamileyken evladını nasıl beklersin mesela? Huzurla, heyecanla, aşkla. Adı kız olursa bu olsun.. Pembe ayakkabı alalım. Bu oyuncağı şimdiden alsak mı? Erkek olursa o pembeler ne olacak? ‘’Ben giyerim’’ 🙂

Allah’ın huzuruna çıkacağın gün de aynı heyecanla beklenmez mi? Neleri başardım, neleri başaramadım. Rabbimin bir isteğini daha yapsaydım ne kaybederdim?

Kaybettiğim bunca zamanların yanında Allah için günde bir saat namaz kılmak mesela..

Sosyal medyada okuduğum bunca saçmalık varken yarım saat Kur’an okumak zor mu?

Ölüm bu kadar yakınken O’nun rızasını kaybetmeye değer mi?

Düşünelim ve O’na sığınalım.. O bizi severek yarattı. Bizleri O’nun kadar kimse sevemez.. İki dünya mutluluğu ve merhamet O’nun kapısında.

Kalbim,başörtüm ve ben..

Kalbin,başörtün ve sen..

Allah kendisi uğruna adım atanları gül bahçesinde misafir edecek, unutmayalım.

AYŞE NURDAN

ZAMZAM: A MIRACULOUS TASTE

Zamzam is different from the other waters that we know. Beside,it has a distinct taste that is quite different from the other sources in and around Kaba’al Muazzamah. While the water from Dawudiyah Well is salty,zamzam water has a quite sweet taste. According to scientist Zekai Şen, who has conducted research on zamzam water for a long time, zamzam is a miracle with its point of origin and its structure.

MEMORY OF HAJAR(R.A)

İbrahim(a.s) left his wife and son alone in the desert, as commanded by Allah(s.w.t) is generous and knows what he did not. When Hajar(r.a) isolated in the dry and hard conditions of Mecca al Mukarramah with her son İsmail(a.s) noticed that they were running out of water that İbrahim(a.s) left for them she started to rush back and forth between Marwa and Safa hills to find water, seeking for a solution. In the seventh cycle of these back and forth rushes Gabriel(a.s) appeared where İsmail(a.s) was and He drew out water by digging into the soil. Hajar(r.a) encircles the water immediately fills in her container. It is narrated that Gabriel(a.s) said Hajar (a.s) who was drinking from the zamzam water and breastfeeding her son simultaneously, ”Don’t be afraid that this water will disappear and dry out. This is the houseof Allah. Allah protects His friends. This is a water that Allah’s guests will drink.”Since then zamzam continues to refresh pilgrims as per the pledge in the narration. Besides, this memory of Hajar r.a and her son Ismail a.s constitutes the foundation of sa’y, which is one of the menasiqs of hajj and umrah. The Zamzam Well, which is inside the boundaries of Masjid al-Haram, twenty meters east of Kaba Al-Muazzamah, close to Maqam al-Ibrahim, has been in the service of Muslims for approximately four thousandyears without depletion or losing its taste.

English Translation/İngilizce Çeviri : Aşiyan Çeviri

Instagram account: @asiyanceviri

Jawshan part-1

In the name of Allah, The Compassionate, The Merciful

O My God! I beseech you through your names.

1.God (Allah,the true God of all things)
2.The Most Merciful. The Merciful one who provides for all creatures without distinguishing friends and enemies in the world.(Ar-Rahman)
3. The All Compassionate. The Bestower of Mercy one who will show mercy only to his friends in the hereafter.(Ar-Rahim)
4.The All-Knowing, The Omniscient.The wise who knows everything exactly. (Al-Aleem)
5.The Most Forbearing. The One who treats his creations extremely gently. ( Al-Haalim)
6.The Magnificent. The One who owner of infinite greatness and glory.(Al-Azeem)
7.The Judge. The Judge who acts justly.(Al-Hakeem)
8.The Kadeem.The One who had no beginning of existence.(Al-Kadeem)
9.The Mukeem. The One who gives life everyone. (Al-Mukeem)
10.The Kareem. The Kareem who is full of goodness and kindness. (Al-Kareem)

You are glorified from all kinds of imperfections. There is no god but you who will have mercy on us.May you mercy on us.We ask mercy. Save us from the fire my Lord.

AŞİYAN ÇEVİRİ