Veysel Karani Hazretleri..Onun yolu gariplerin yoludur. Zira küllenenin hikâyesi gariptir. Küllenenin, evveline dair hiçbir alakası kalmaz ki, nasıl gariplikten bahsedilmesin? O artık büsbütün başka bir şeydir. Dışarıda kalana göre değersiz, hatta belki de yok hükmündedir.
Allah’a duyulan bir aşk; böyle olmasa dahi, kişinin nefsine olan iman edişini bir mühlet zedelemiş, onun benliğine duyduğu koşulsuz aşkı ayakları altında çiğneyerek firavunluğunun sarayında zelzele çatlakları oluşturmuş dünyevi görünen bir aşk dahi bu yolun ruhsatı olabilir. Çünkü dünyevi görünen o sevginin bile dünyaya dair olan kısmı ancak gövdesi ve dallarıdır. Onun kökleri rahmana uzanır.
Zira o kişinin düştüğü dipsiz görünen bir kuyudur. Yakalandığı amansız bir tufan, içinde sıkıştığı nefessiz bırakmış bir mağaradır. Onu sarandan, kendi kuvvet ve iradesiyle kurtulamayacağını belletmiştir mecnun olana girdabı. Hep deneyip, hep de yenilmiş olan, teslim olmaz mı artık rüzgâr ve denize; evvel ve ahir, zahir ve batın olan, her şeyin tek sahibine? Artık menzilinde yalnızca “o” kalmaz mı?
Muma aşık pervane, güneşin varlığını bilince iflah olur mu artık? Leyla’yı ikinci defa bulan mecnun’a leyla’dan ne fayda? Mülkten, sefadan, neşeden, artık Mecnun’a ne fayda? Ne güzeldir şimdi tufan çattığında onu saklayan gemi. Onu yutmuş balık, kapamış kovuk, hapseden kuyu… O, bu yolun Yusuf’u, Yunus’u, Nuh’u ve uyuyanları değil midir artık?
Çile, onun öz yâri ile meşki değil midir?
Allah çilesine aşık olanların yaridir ve yanındadır. Hasta annesine can olanların yaridir ve yanındadır. Bütün zulüm ve zulumatlara sabredenlerin yaridir ve yanındadır.


🌹🌹