Evliyaullah, İstanbul’u görünmez bir örtü gibi sarmış her semtte, her tepede bir dua bırakmıştır. Eyüp Sultan Hazretleri’nden Yahya Efendi’ye, Aziz Mahmud Hüdayi’den birçok bilinmeyen arif gönle kadar bu şehir dostların adımlarıyla mübarek kılınmıştır. Onlar ki dualarıyla yerleri göklere bağlarlar.
Üçler, yediler, kırklar.. Onlar Allah’ın yeryüzündeki sessiz askerleridir. Kimi zaman bir yetimin başını okşar, kimi zaman bir zalimin adımını keserler. İstanbul’un her bir köşesinde onların nefesi vardır. Ve Hızır aleyhisselam gizlice vakit vakit bu şehri dolaşır. Rahmetle, bereketle toprağına dokunur. Bilinmelidir ki İstanbul’un sokakları sırra ermişlerin ayak izleriyle mukaddes oldu. O yüzden derler ki bu şehrin surları kavi orduları kalabalık olduğu için değil Evliyaullah’ın duası, Hızır’ın adımı, Üçlerin, Yedilerin, Kırkların himmeti olduğu için İstanbul ayakta durur.
Ne mutlu bu sırra erenlere, ne mutlu bu şehirde adım atarken Bismillah diyenlere..
Dua..
Ya Rabbel alemin. Evvela sana, sonra sevgili kullarına, yeryüzünün yıldızları olan evliyaullaha, yatırların feyzine, üçlerin yedilerin ve kırkların himmetine sığınıyoruz.
İstanbul’u kederden, kahırdan, afetten hıfz-ı emanına al. Bu şehri nazlı bir çiçek gibi rahmetinle sulayan, manevi nefesleriyle ihya eden sadık kulların duasına bizi de dahil eyle.
Ey kalpleri dilediği gibi çeviren Mevlam bizi de evliyaların izinden ayırma. Adımlarımızı doğruluk, gönüllerimizi nur ile doldur.
İstanbul’u kıyamete dek sevdiklerinle, salih kullarınla mamur eyle, yerin sarsıntısından göğün hiddetinden muhafaza eyle.
Lütfunla ve kereminle dualarımızı kabul eyle, ya Erhamerrahimin.
Amin, amin, bi hürmeti Seyyidil Murselin.
(BİR DERVİŞ)

