| Celcelutiye Duası | ||
| 1 | Bede’tü bi bismillahi rûhî bihihtedet İlâ keşfi esrârin bi bâtınih’in-tavet | Bütün Sırların hazinesi olan “Bismillah” ile başlarım. Ruhum içinde sırların gizlendiği hazineyi onunla keşfetti. |
| 2 | Ve salleytü bis-sânî alâ hayri halkıhî Muhammedin men zâhad dalâlete vel-ğalet | Peşinden mahlûkatının en hayırlısı, dalalet ve yanlışlıkların ortadan kaldırıcısı, Hz. Muhammed (sav)’e salâvat getiririm. |
| 3 | İlâhi lekad aksemtü bismike dâıyen Bi âcin mâ hûcin celet fetecelcelet | İlahi! Kusursuz olan Allah, Ehad, Bedi ve Kadir isimlerini şefaatçi kılıp niyazla Senden istiyorum. |
| 4 | Seeltüke bi’l-ismil muazzami kadruhû Ve yessir ümûri yâ ilâhî bi salmehet | Kadri ve şanı yüce olan İsm-i Azam’ın hürmetine Senden niyaz ediyorum.Ya İlahî! işlerimi kolaylaştır |
| 5 | Ve yâ Hayyü yâ Kayyûmü ed’ûke râciyen Bi âcin eyûcin celceliyyû-tin helhelet | Ya Hayy, ya Kayyum Allah’ım, Ehad, Bedi ve Basıt isimlerini şefaatçi kılarak ve ümitle Sana nida edip yalvarıyorum. |
| 6 | Bi samsâmin tamtâmin ve yâ hayra bâzihın Bi mıhrâşin mihrâşin bihin nâru uhmidet | Ey yaratma mertebelerinin en yükseğinde bulunan Allah’ım Sabit, Cebbar isimlerinin hakkı, uyumaz sıfatın ve ateşleri söndüren Halim ismin hürmeti için. |
| 7 | Bi âcin ehûcin yâ ilâhî mühevvicin Ve yâ celcelûtin bi’l icâbeti helhelet | Ey çabuk imdada koşan Rabbim! Allah, Ehad, Basit isimlerin ve dualara süratle cevap veren Bedi ismin hürmetine Sana yalvarıyorum. |
| 8 | Li tuhyî hayâtel kalbi min denesin bihî Bi kayyûmin kâmes sirru fîhi ve eşrakat | Kayyum ismin hürmetine, kalbimi bütün kirlerden temizleyerek ihya et. Ona Senin Kayyumiyet sırrın yerleşip ışık saçsın. |
| 9 | Aleyye dıyâün min bevârikı nûrihî Felâha alâ vechî senâün ve ebrakat | O sırrın nurunun parıltılarından üzerimde bir aydınlık bulunsun. Böylece kalbime ve yüzümde bir ışıltı zuhur edip parıldasın. |
| 10 | Ve subbe alâ kalbî şeâbîbû rahmetin Bi hıkmeti mevlânel kerîmi fe entakat | Kalbime rahmet sağanakları dökülsün de onu Kerim olan Mevla’mızın hikmet incileriyle dile getirsin. |
| 11 | Ehâtat biyel envâru min külli cânibin Ve heybetü mevlânel azıymi binâ alet | Her yandan beni nurlar kuşatsın da büyük Mevla’mızın heybeti bizi kaplasın. |
| 12 | Fe sübhânekellâhümme yâ hayra halikın Ve yâ hayra hallâkın ve ekrame men beğat | Sen her türlü noksandan münezzehsin, ey yaratma ve yoktan her an çoklukla var etme mertebesinin en yükseğinde bulunan ve ölüleri en kerimane tarzda dirilten ve rızıklandıran Allahım! |
| 13 | Fe belliğannî kasdî ve külle meâribi Bi hakkı hurûfin bil hicâi tecemmeat | Allahım Bir araya getirilmiş bütün heca harflerinin (huruf-u mukataa harfleri) hakkı için beni maksadıma ulaştır ve her türlü ihtiyaçlarımı gider. |
| 14 | Bi sirri hurûfin ûdiat fî azîmetî Bi nûri senâi’l ismi ver rûhi kad alet | Yüce ism-i Azamın ve Kuran’ın her tarafı kuşatan nuruyla irademe yerleştirilen harflerin sırrı hürmetine ve ism-i Azamın nuru hürmetine. |
| 15 | Efıd lî minel envâri feydate müşrıkın Aleyye ve ahyî meyte kalbî betaytafet | Beni Kuran’nın parlak nurlarıyla feyizlendir ve bütün kainatı aydınlatan Nur isminle kalbimin cansızlığını giderip hayatlandır. |
| 16 | Elâ ve elbisennî heybeten ve celâleten Ve küffe yedel a’dâi annî bi almehet | Ne olur ism-i cebbarınla bana bir heybet ve celal giydir ve düşmanlarımın ellerini benden çektir. |
| 17 | Elâ vahcübennî min adüvvin ve hâsidin Bi hakkı şemmâhın eşmehın sellemet semet | Kadri yüce, Kadir, Selam, Aziz ve celil ism-i şeriflerinin hürmetine beni her türlü düşman ve hasetçiden ve kötülüklerden koru. |
| 18 | Bi nûri celâlin bâzihın ve şerantahın Bi kuddûsin berkûtin bihiz zulmetü’n celet | Allah’ım Celal, Celil, Rauf, Kuddüs ve Rahim isimlerinin nuru hürmetine bu karanlıkları nurunla aydınlığa çevir. |
| 19 | Elâ vakdı yâ rabbâhü bin nûri hâcetî Bi nûri eşmehın celyâ serîan kadi’nkadat | Ey Rabbim İsmi Azam’ın nuru hürmetine O nur ile ihtiyaçlarımı gider. Selam ve Hayy ism-i şeriflerinle hacetimi süratle yerine getir. |
| 20 | Bi-yâhin ve yâyûhin nemûhin esâliyen Ve yâ âliyen yessir ümûrî bi saysalet | Ma’bud, Hu, Samed ve Şehid isimlerinin hürmetine Ey Yüce Kâfi isminle benim bütün işlerimi kolaylaştır. Sen bana yetersin. |
| 21 | Vemnahannî yâ zel celâli kerâmeten Bi esrâri ılmin yâ haliymü bi-kencelet | Ey Celal sahibi ve Ey Halim! Senin yardımınla açılacak bir ilmin sırrıyla bana bir ikram lütfeyle. |
| 22 | Ve hallısannî min külli hevlin ve şiddetin Bi nassı hakîmin kâtıi’s sırri esbelet | Sırları kesin ve inkişaf etmiş Kuran-ı Hâkim’in nurani ve açık ifadeleriyle beni her türlü korku ve sıkıntıdan kurtar. |
| 23 | Ve ahrisenî yâ zelcelâli bi kâfi kün Eyâ cabire’l kalbi’l kesiri minel habet | Ey Celal sahibi ve ey kırık gönülleri üzüntüden kurtarıp canlandıran Allah’ım “Kün=ol” emrinin “Kaf” harfinin sırrı hürmetine beni koru. |
| 24 | Ve sellim bi bahrin ve a’tınî hayra berrihâ Fe ente melâzi vel kürûbi bikencelet | Karanlıklar ve Tehlikeler deryasında beni güvende kıl ve o deryadan en hayırlı bir selamet sahiline çıkmayı ihsan eyle. Sensin benim sığınağım ve sıkıntılar ancak Seninle ortadan kalkar. |
| 25 | Ve subbe aleyyer rizka sabbete rahmetin Fe ente racâül âlemîne velev tağat | Rahmet olan yağmurun sağanak hali gibi üzerime rızık yağdır. Her ne kadar günahta aşırıya gitseler de âlemlerin ümidi yalnız sensin. |
| 26 | Ve asmim ve ebkim sümme a’mi adüvvena Ve ahrishümü yâ zelcelâli bi havsemet | Ey Celal sahibi! Basir ism-i şerifin hürmetine. İhsan ettiğin sayısız nimetlere karşı nankörlük eden düşmanlarımızı sağır, dilsiz, kör eyle. |
| 27 | Ve fi havsemin mea dev semin ve berâsemin Tehassantü bil ismil azîmi mine’l ğalet | Âlim, Gani ve Sabur isimlerinle beraber her şeyi, kuşatan ism-i Azam’ın kalesine sığınarak, her türlü yanlışlığa düşmekten korunurum. |
| 28 | Ve ellif kulûbel âlemîne bi cemiahaAleyye ve a’tıni’l kabûle bi şelmehet | Baştanbaşa bütün mahlûkatın gönüllerine ülfet ve ünsiyet bahşederek bana lütfunla çevir ve Fettah ism-i şerifinle bana makbuliyet ihsan eyle. |
| 29 | Ve yessir ümûrana yâ ilâhî ve a’tinâ Minel ızzi vel ulyâ bi şemhın ve eşhamet | Ya ilahi Âli, Alâ ve Selam ism-i şerifin hürmetine bize izzet ve yücelik ver. Ve işlerimizi kolaylaştır |
| 30 | Ve esbil aleyne’s setra veşfi kulûbenâ Fe ente şifâün lil kulûbi minel ğaset | Üzerimize af ve mağfiret örtüsünü ger ve kalplerimize rahmetinle şifa ver. Günah kirleriyle zaafa uğramış ve bozulmuş kalpleri şifaya kavuşturan yalnız sensin. |
| 31 | Ve bârik lenallâhümme fi cem’i kesbinâ Ve hulle ukûdel usri bi yâyûhin irtehat | Allah’ım Hu ismi şerifin hürmetine, bütün rızkımızda bize bereket ihsan eyle ve önümüzdeki bütün zorluk ve güçlükleri kaldır. |
| 32 | Bi yâhin ve yâ yûhin ve yâ hayra bâzihın Ve yâ men lenel erzâku min cûdihî nemet | Ya İlahî, Ey gerçek Mabud, Ya Hu ve Ya Hayre’l-halıkîn Rızıklarımızı nihayetsiz cömertlikle bize gönderen Cevad isminle sana yalvarıyorum. |
| 33 | Neruddü bike’l a’dâe min külli vichetin Ve bi’l ismi termîhim minel bu’di bi’ş-şetet | Her yönden gelen düşmanı senin yardımınla defederiz. Sen de ism-i Azam’ınla onları uzaklaştırır ve onları darmadağın edersin. |
| 34 | Ve ahzilhüm yâ zelcelâli bi fadli men İleyhi seat dabbül felâti ve kad şeket | Ey Celal sahibi Allah’ım! Çöl kelerinin, yanına koşarak gelip şikayette bulunduğu Hz. Muhammed’in (asm) şanı hürmetine düşmanlarımızı rahmetinden mahrum kılarak zelil eyle. |
| 35 | Fe ente racâi yâ ilahî ve seyyidî Fekul limîmi’l ceyşi in râ-me bî abet | Ya İlahî! Benim ümidim ve seyidim yalnız sensin. Bana karşı toplanıp hazırlanmış küfür ordusunu hezimete uğrat, düzenini dağıt. |
| 36 | Ve küffe cemiâ’l mudırrîne keydehüm Ve annî bi aksâmike hatmen ve mâ havet | Kesin yeminlerin ve muhtevaları hürmetine bütün zararlıların hile ve tuzaklarını benden def et. |
| 37 | Fe yâ hayra mes’ûlin ve ekrame men a’ta Ve yâ hayra me’mûlin ilâ ümmetin halet | Ey eski ümmetlerden beri kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, ihsanda bulunanların en kerimi ve ümit kapılarının en değerlisi. |
| 38 | Ekıd kevkebî bil ismi nûran ve behceten Meded dehri vel eyyâmi yâ nûru celcelet | Ey gizliliklere ilmiyle nüfuz eden Nur isminle, yıldızımı çağlar ve asırlar boyu nurlu kıl ve parlamaya devam ettir. |
| 39 | Biâcin âhûcin celmehûcin celâletin Celîlin celcelûtin cemâhin temehracet | Ey Ehad, Bedi, Aziz ve Celil olan Allah’ım! Sen’in bütün güzel isimlerin sonsuz haşmet ve azametiyle sürekli parlamaktadır. |
| 40 | Bi ta’dâdi ebrûmin ve simrâzi ebramin Ve behrati tibrîzin ve ümmin teberraket | Ey Evvel ve Ahir olan Allah’ım, bütün mahlukatın arzu ve ihtiyaçlarına cevap veren güzel isimlerini anarak onların bereketine sığınıyorum. |
| 41 | Tükâdü sirâcün nûri sirran beyâneten Tükâdü sirâcüs sürci sirran tenevverat | Nurun kandili gizliden gizliye tutuşturulup yakılıyor. Kandiller kandili perde altında yanarak nur saçıyor. |
| 42 | Bi nûri celâlin bâzihın ve şerantahın Bi kuddûsi berkûtin bihin nâru uhmidet | İzzet, azamet, celal ve Kibriya sahibi münezzeh ve mukaddes olan Zat-ı Rahim’in nuruyla küfrün ateşi söndürülür. |
| 43 | Bi yâhin ve yâ yûhin nümûhin esâliyen Bi tamtâmin mihrâşin li nâril ıdâ semet | Ma’bud-u bilhak (el-ilah) Hu, Samed, Zu’l-Batş (düşmanlarını kıskıvrak yakalayan) Cebbar (hükmüne karşı konulmaz) ve Halim olan Zatın yardımıyla (o nur) düşmanlarının ateşini bastıracak. |
| 44 | Bi hâlin ehîlin şel’ın şel’ûbin şedâliın Tahiyyin tahûbin taytahûbin taytahet | Gerçek Ma’bud, Hak olan ve hakkı gerçekleştiren, Cemil, Vedud ve Mucib olan Zatın yardımıyla insanlara kendisini sevdirecektir. |
| 45 | Enûhın bi yemlûhın ve ebrûhın uksimet Bi temliyhı âyâtin şemûhın teşemmehat | Ey Kayyum ve Vekil olan ve bütün ayetlerinin hikmetlerini yalnız kendisi bilen Allah’ım Hannan isminin hürmetine dualarımızı kabul et. |
| 46 | Ebâzîha beyzûhın ve zeymûhın ba’dehâ Cemâruhin yeşrûhın bi şerhın teşemmehat | Ey bütün sırlara vakıf olan Allah’ım Mübdi ve Müid isimlerinin hürmetine bize şefkat ve merhametinle muamele et. |
| 47 | Bi belhın ve simyânin ve bâzûhın ba’dehâ Bi zeymûhın eşmûhın bihil kevnü ummirat | Her hak sahibinin hakkını layıkıyla veren, her varlığın ihtiyacını adaletle gideren Adl. Ve haklıyı haksızdan ayıran, hüküm sahibi Hakem isimlerinin tecellisiyle dünya tahripten kurtulur ve tamir edilir. |
| 48 | Bi şelmehatin ikbel duâi ve kün maî Ve kün lî minel a’dâi hasbî fekad beğat | Hak ism-i şerifin hürmetine duamı kabul buyur, benim yanımda ol, düşmanlarıma karşı bana kâfi gel, çünkü artık onlar çok ileri gittiler. |
| 49 | Fe yâ şemhasâ yâ şemhasâ ente şemlehâ Ve yâ aytalâ hatlur riyâhı tehalhalet | Ey Rab ve Rahman olan Allah’ım! Hiç şüphesiz sen Hak Ma’budsun. Ey kuvvetli mededkârım! Fitne, düşmanlık ve inkar fırtınalar peşi peşine kopmaktadır. |
| 50 | Bikel havlü ves savlü’ş şedîdü limen etâ Li-bâbi cenâbike ve’l-tecâ zulmetü’ncelet | Kâfirlerden korunmak ve düşmana şiddetli hücum gerçekleştirmek ancak senin yardımınladır. Senin yüce kapına gelip sığınan kimsenin karanlığı dağılır. |
| 51 | Bi Tâ Ha ve Yâ Sîn ve Tâ Sîn kün lenâ Bi Tâ Sim Mîmin lis saâdeti’kbelet | Tâ Hâ, Yâ Sîn, Tâ Sîn (Neml) ve Tâ Sîn Mîm (Kasas ve Şuara) sureleri hürmetine bizim yardımcımız ol, saadetimize vesile kıl. |
| 52 | Ve kâfin ve hâyâin ve aynin ve sâdihâ Kifâyetünâ min külli aynin binâ havet | Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd (Meryem süresi) ile bizi dört bir yandan kuşatan kem gözlere karşı korunuruz ve bu bize yeter. |
| 53 | Bi hâmîme aynin sümme sînin ve kâfihâ Hımâyetünâ min kulli sûin bi-şelmehet | Hâ Mîm Ayn Sîn Kâf (Şûrâ süresi) bizi koruyan sığınağımız olsun; onun karşısında dağlar bile sarsılır. |
| 54 | Bi kâfin ve nûnin sûmme hâmîmin ba’dehâ Ve fî sûretid dühâni sirran kad uhkimet | Kâf, Nûn ve Hâ Mîm sureleri hürmetine bu himayeyi gerçekleştir. Duhan suresinde de muhkem kılınmış bir sır vardır. Bu sır hürmetine bizi muhafaza eyle. |
| 55 | Bi elifin ve lâmin ven nisâ ve ukûdihâ Ve fî sûretil en’âmi ven nûri nüvvirat | Elif Lâm ile başlayan sureler, Nisa suresi, Maide suresi, En’am suresi ve nurlu kılınmış Nur suresi hürmetine… |
| 56 | Ve elifin ve lâmin sümme râin bi sirrihâ Alevtü bi nûril ismi min külli mâ cenet | Elif Lâm Râ ile başlayan (Yunus, Hûd, Yusuf, İbrahim, Hicr) sureleri sırrı ve İsm-i Azam’ın nuruyla, işlediğim her günahtan vazgeçerek yükseldim. |
| 57 | Ve elifin ve lâmin sümme mîmin ve râihâ İlâ mecmeı’l ervâhı ver rûhı kad alet | Elif Lam Mim Ra (Rad) suresiyle yüce olan ruhaniler ve melekler meclisine yükseldim. |
| 58 | Bi sirri havâmîmil kitâbi cemîıhâ Aleyke bi fadlin nûri yâ nûru uksimet | Kuran-i Hakim’de Hâ Mim ile başlayan bütün sürelerin sırrı hürmetine, beni her türlü nurun kaynağı olan Nur isminin fazlına ve tecellisine mahzar eyle. |
| 59 | Bi amme abese ven nâziâti ve târikın Ve fî vessemâi zâtil bürûci ve zülzilet | Amme, Abese, Naziat, Tarik, Ve`s-Semai Zati’l-büruc ve Zilzal sureleri hürmetine. |
| 60 | Bi hakkı tebâreke sümme nûnin ve sâilin Ve fî sûretit tehmîzi veş şemsi küvvirat | Tebareke, Nun, Seele Sailün, Tehmiz (Hümeze), Ize`ş-Şemsu Kuvvirat sureleri hakkı için… |
| 61 | Ve biz-zâriyâtiz zerri ven necmi iz hevâ Ve bıkterabet liyel ümûru tekarrabet | Zariyat, Necm ve Kamer sureleri hürmetine işlerim bana kolaylaşsın. |
| 62 | Ve fî süveril Kur’âni hızben ve âyeten Adede mâ karael kârî ve mâ kad tenezzelet | Kuran-i Hakim’deki Hizb hizb, ayet ayet okuyucuların okudukları ve inmiş olanlar adedince Kur`an sureleri hakkı için. |
| 63 | Fe es’elüke yâ mevlâye fî fadlikellezî Alâ külli mâ enzelte kütben tefaddalet | Ey Mevla’m Kendilerine kitap indirdiğin her peygambere ihsanda bulunan lütuf ve fazlını istiyorum. |
| 64 | Bi âhiyyen şerâhiyyen ezûnâyi sabvetin Esbâvüsin âli şeddâye aksemtü bi taytafet | Ey Hayy ve Kayyum olan Allah’ım Sen’in her şeye gücü yeten ve kudretiyle bütün varlık alemini kuşatan Kadir ve Cebbar isimlerinin üzerine kasem ve yemin ederek sana yalvarıyorum. |
| 65 | Bi sirri büdûhın echezetın batadin zehecin Bivâhıl vehâ bil fethi ven nasri esraat | Ey Allamü’l-Ğuyub olan Allah’ım Fetih kapılarını ve gayb alemlerinin sırlarını açan Fettah isminin nuruyla ve Sen’in inayetinle fetihler nasip olur. |
| 66 | Bi nûri feceşin mea sethazin yâ seyyidî Ve bil âyetil kübrâ eminnî minel fecet | Ya Seyyid’im Varlık ve birliğini güçlü delillerle ispat eden Ayetü’l Kübra’daki hakikatlerin nuruyla beni her türlü felaket ve tehlikelerden emin kıl. |
| 67 | Bi hakkı fekacin mea mahmetin yâ ilâhena Bi esmâikel husnâ ecirnî mineş şetet | Ey İlah’ımız Fettah ve Rezzak isimlerinin hürmetine ve Esma-i Hüsna diye tarif edilen bütün güzel isimlerinin hakkı için beni dağınıklık ve perişaniyetten kurtar. |
| 68 | Hurûfün li behrâmin alet ve teşâmehat Ve ismü asâ mûsâ bihiz zulmetün celet | Bu harfler ‘nur harfleri’ dir. Ve Merih yıldızı gibi yüksek ve âlidir. Asa-yi Musa ismiyle Manevi karanlıklar dağılır. |
| 69 | Tevesseltü yâ rabbi ileyke bi sirrihâ Tevessüle zî züllin bihin nasühtedet | Ya Rabbi Bu harflerin yüce manalarını şefaatçi yaparak sana niyaz ediyorum ki, bu dua ve yakarışlarım, zillet ve aczini izhar ederek hidayete erenlerin duası nevinden olsun. |
| 70 | Hurûfün bi ma’nâhâ lehel fadlü şürrifet Meded dehri vel eyyâmi yâ rabbinhanet | Ey merhametli Rabbim Bunlar öyle harflerdir ki, manaları sebebiyle çağlar ve zamanlar boyu üstünlük kendilerine bahşedilmiş ve faziletle yüceltilmişlerdir. |
| 71 | Deavtüke yâ Allâhü hakkan ve innenî Tevesseltü bil âyâti cem’an bi mâ havet | Ey Allah’ım Kur’an-ı Hakim’in bütün ayetlerini ve ihtiva ettiği hakikatleri vesile kılarak, Sana yalvardım. |
| 72 | Fetilke hurûfün nûri fecma’ havâssahâ Ve hakkık meânîhâ bihil hayru tümmimet | İşte onlar, nur harfleridir. Onların hasiyet ve meziyetlerini (bende) topla, manalarını gerçekleştir. Her türlü hayır onlarla tamamlanır. |
| 73 | Ve uhdıranî avnen hadîmen müsehharan Tuheymefyâîlü bihil kürbetü’ncelet | Bana itaat eden yardımcı bir hizmetçi gönder. Onunla tüm gam, keder ve sıkıntım ortadan kalksın. |
| 74 | Fesehhırlî fîhâ hadîmen yütîunî Bi fadli hurufi ümmil kitâbi ve mâ telet | Ümmü`l-Kitap olan Fatiha suresi ve arkasından gelen sureler hürmetine bu konuda bana itaat edecek bir hizmetçi musahhar kil. |
| 75 | Ve es’elüke yâ mevlâye fismikellezî Bihî izâ duıye cem’ul ümûri tekesserat | Ey Mevla’m! Kendisiyle çağrıldığında bütün işlerin kolaylaştığı isminle ismi Azam’ınla Sana yalvarıyorum. |
| 76 | İlâhi ferham da’fi vağfirlî zelleti Bimâ kad deatke’l enbiyâü ve tevesselet | İlahi Peygamberlerin Sana manen yaklaşmak için kendilerine şefaatçi kıldıkları kelimeler hürmetine güçsüzlüğüme merhamet et. Günahlarımı bağışla. |
| 77 | Eyâ hâlikıy yâ seyyidî ıkdı hâcetî İleyke ümûrî yâ ilâhî tesellemet | Ey Yaratıcım ve Seyyidim (Efendim), İhtiyacımı yerine getir. İşlerim sana havaledir. |
| 78 | Tevesseltü yâ rabbî ileyke bi Ahmede (a.s.m) Ve esmâikel husne’lletî hiye cümmiat | Ya Rabbi Hz. Muhammed (sav)`i ve burada cemedilen güzel isimlerini şefaatçi kılarak Senden niyaz ediyorum. Yalvarıyorum. |
| 79 | Fecüd va’fü vasfah yâ ilâhî bi tevbetin Alâ abdikel miskîni min nazratin abet | Ya ilahi Günah ve yersiz bir bakışa varıncaya kadar bütün hatalarımdan tevbe etmeyi şu miskin kuluna lütf eyle ve affınla muamela et. |
| 80 | Ve veffıknî lil hayri ves sıdkı vettükâ Ve eskinennil firdevse maa firkatin alet | Beni hayır, ihlâs ve takvaya muvaffak kil ve yüce toplulukla birlikte beni Firdevs cennetine sakin eyle. |
| 81 | Ve kün bî raûfen fî hayâti ve ba’demâ Emûtü ve elkâ zulmetül kabri’ncelet | Hayatımda ve ölüp kabrin karanlığına vardığımda bana merhametli ol ve kabir karanlığını Üzerimden atarak beni aydınlığa çıkar. |
| 82 | Ve fil haşri beyyıd yâ ilâhî sahîfetî Ve sekkıl mevâzînî bi lutfike in eradte | Ya ilahi Ne olur, Mahşerde amel sahifemi lütfunla ak eyle, Ve eğer hafif gelecek olursa sevap terazimi lütfunla ağır getir. |
| 83 | Ve cevviznî haddes sırâtı mûhervilen Ve ahmiyennî min harri nârin ve mâ havet | Beni, keskin olan sırat köprüsünden koşarak geçir ve o büyük Cehennem ateşinden ve içindeki dehşetli azaptan koru. |
| 84 | Ve sâmihannî min külli zenbin ceneytühû Vağfir hatîati’l ızâme ve in alet | İşlemşi olduğum her günahtan dolayı beni affet. Çok da olsa büyük günahlarımı hata ve kusurlarımı bağışla. |
| 85 | Feyâ hâmile’l ismillezi celle kadruhû Tevekkâ bihî küllel ümûri tesellemet | Ey kadri yüce ismi Azamı taşıyan, onun bereketiyle Bütün tehlikeli işlerden kurtuldun ve selamete erdin. |
| 86 | Fe kâtil ve lâ tahşe ve hârib ve lâ tehaf Ve düsse külle ardın bil vühûşi teammerat | Savaş, korkma! Harbet, çekinme! Vahşi ve acımasız zalimlerle dolu her yere gir. |
| 87 | Ve akbil ve lâ tehrab ve hâsım men teş’aVe lâ tahşe be’sen lil mülûki velev havet | Saldır, kaçma! Dilediğin düşmanla mücadele et! Dört yanını kuşatmış da olsa hiçbir kralın gücünden korkma! |
| 88 | Felâ hayyetün tahşâ velâ akrabün terâVe lâ esedün ye’ri ileyke bi hemhemet | Ne bir yılandan korkarsın, ne de bir akrep görürsün. Ne de bir aslan gürleyerek sana gelir. |
| 89 | Ve lâ tahşe min seyfin ve lâ ta’ne hancerinVe lâ tahşe min rumhin ve lâ şerrün eshemet | Ne bir kılıçtan, ne bir hançerin yaralamasından, ne bir mızraktan ve ne ortalığı almış kötülük ve tehlikeden korkma. |
| 90 | Cezâ men karâ hâzâ şefâatü Ahmedin (a.s.m) Ve yühşeru fil cennâti mea hûrin huffifet | Bunu okuyanın mükâfatı Hz. Muhammed’in (a.s.m.) şefaatidir. Saf saf dizilmiş hurilerle birlikte Cennette toplanır. |
| 91 | Va’lem bi ennel Mustafâ hayru mürselîn Ve efdalü halkıllâhi men kad teferrakat | Bil ki, Muhammed Mustafa (a.s.m.) en üstün Peygamberdir. Allah’ın yeryüzüne yayılmış kullarının en faziletlisidir. |
| 92 | Ve saddir bihî min câhihî külle hâcetin Ve selhü likey tencü minel cevri vettağat | Yüce şanından dolayı her dileğinin başında onu an, onu şefaatçi yap ve her türlü zulüm ve tecavüzden korunmak için O’nu (asm) vesile kıl. |
| 93 | Ve salli ilâhi külle yevmin ve sâatin Alel mustafa’l muhtâri mâ nesmetün semet | Yâ İlâhî Her gün, her an ve her rüzgâr estikçe o seçkin Muhammed Mustafa’ya (asm) salât eyle. |
| 94 | Ve salli alel muhtâri vel âli küllihim Ke addi nebâtil erdı ver rîhı mâ seret | O seçilmiş Muhammed’e (a.s.m.) ve bütün Âline yeryüzünün bitkileri ve kıyamete kadar esen rüzgârın esintileri adedince salât eyle. |
| 95 | Ve salli salâten temleül erda ves semâe Kevebli ğamâmin ma’ ruûdin tecelcelet | Parıldayan şimşeklerle birlikte bulutlardan dökülen yağmurlar adedince ve yeri göğü dolduracak kadar salât eyle! |
| 96 | Fe yekfîke ennellâhe sallâ bi nefsihî Ve emlâkehû sallet aleyhi ve sellemet | Bizzat Hz. Allah’ın ve meleklerinin ona salât ve selâm getirmesi (Onun (asm) şanının büyüklüğünü göstermesi bakımından) sana yeter. |
| 97 | Ve sellim aleyhi dâimen mütevessilen Meded dehri vel eyyâmi mâ şemsün eşrakat | O halde sen de, yıllar ve günler sürdükçe ve güneş ışık saçmaya devam ettikçe, sürekli olarak ve şefaatini dileyerek ona salât getir. |
| 98 | Ve sellim alel athâri min âli hâşimin Adede mâ haccel hacîcü ve sellemet | Âl-i Hâşim’den (Haşim Oğullarından) o paklara, hacılar Kâbeyi ziyaret edip onu selâmlamaları adedince selâm eyle. |
| 99 | Verda yâ ilâhî an Ebî bekrin ma’ Omera Ve ardı alâ Osmâne mea haydera’s sebet | Yâ İlâhî Hz. Ebû Bekir ve Ömer’den, Hz. Osman ve sarsılmaz Haydar’dan da (Allah’ın Arslanı Hz. Ali’den) razı ol. |
| 100 | Kezal âlü vel ashâbü cem’an cemîahüm Maa’l evliyâi ves sâlihîne ve mâ havet | Aynı şekilde bütün Âl ve Ashabından, evliya ve salihlerden ve bunlara tâbi herkesten razı ol. |
| 101 | Mekâlü aliyyin vebnü ammi Muhammedin (a.s.m) Ve sirru ulûmin lil halâikı cümmiat | Bu, Hz. Muhammed’in (a.s.m.) amcası oğlu Hz. Ali’nin sözleridir. Onda mahlûkat için ilimlerin özü ve sırrı toplanmıştır. |
İSTANBUL’UN GÖRÜNMEYEN SAKİNLERİ
Evliyaullah, İstanbul’u görünmez bir örtü gibi sarmış her semtte, her tepede bir dua bırakmıştır. Eyüp Sultan Hazretleri’nden Yahya Efendi’ye, Aziz Mahmud Hüdayi’den birçok bilinmeyen arif gönle kadar bu şehir dostların adımlarıyla mübarek kılınmıştır. Onlar ki dualarıyla yerleri göklere bağlarlar.
Üçler, yediler, kırklar.. Onlar Allah’ın yeryüzündeki sessiz askerleridir. Kimi zaman bir yetimin başını okşar, kimi zaman bir zalimin adımını keserler. İstanbul’un her bir köşesinde onların nefesi vardır. Ve Hızır aleyhisselam gizlice vakit vakit bu şehri dolaşır. Rahmetle, bereketle toprağına dokunur. Bilinmelidir ki İstanbul’un sokakları sırra ermişlerin ayak izleriyle mukaddes oldu. O yüzden derler ki bu şehrin surları kavi orduları kalabalık olduğu için değil Evliyaullah’ın duası, Hızır’ın adımı, Üçlerin, Yedilerin, Kırkların himmeti olduğu için İstanbul ayakta durur.
Ne mutlu bu sırra erenlere, ne mutlu bu şehirde adım atarken Bismillah diyenlere..
Dua..
Ya Rabbel alemin. Evvela sana, sonra sevgili kullarına, yeryüzünün yıldızları olan evliyaullaha, yatırların feyzine, üçlerin yedilerin ve kırkların himmetine sığınıyoruz.
İstanbul’u kederden, kahırdan, afetten hıfz-ı emanına al. Bu şehri nazlı bir çiçek gibi rahmetinle sulayan, manevi nefesleriyle ihya eden sadık kulların duasına bizi de dahil eyle.
Ey kalpleri dilediği gibi çeviren Mevlam bizi de evliyaların izinden ayırma. Adımlarımızı doğruluk, gönüllerimizi nur ile doldur.
İstanbul’u kıyamete dek sevdiklerinle, salih kullarınla mamur eyle, yerin sarsıntısından göğün hiddetinden muhafaza eyle.
Lütfunla ve kereminle dualarımızı kabul eyle, ya Erhamerrahimin.
Amin, amin, bi hürmeti Seyyidil Murselin.
(BİR DERVİŞ)
Şükredebildiğine Şükretmek
Kuran’da beni en duygulandıran ayetlerden biridir ”Kullarımdan şükredenler pek azdır” Mesela en basiti benim şu an bunları yazabilmem için ortamda oksijen bulunması gerekiyor.Benim ekranı görebilmem, yazdıklarımı akledebilmem, ellerimin hareket edebiliyor oluşu.. Birazdan su içeceğim mesela. Benim su içebilmem için dünya dönüyor, bulutlar yağmurları taşıyor, yağmur yağıyor. İçtiğin su dilini yakmıyor. Tam sana göre ayarlanmış. Çok şekerli değil çok tuzlu değil mesela. Kalbin günde kaç kez atıyor? Kalbinin atabilmesi için vücudundaki damarlar tam sana göre ayarlanmış. Akletmez misin ey insan? Her şeye isyan mı edersin? Allah seni sevgiyle yaratmış. Sevmiş, sevdirmiş, sevindirmiş. Hep mi eksik yöne bakarsın? Ya ahirette o da bizim eksiklerimize bakarsa? Güneş doğuyor, güneş batıyor senin için. Her bahar önüne çiçekleri seriyor. Bin çeşit meyve yaratmış sırf sen O’nu bul diye. Hadi mesela yemek yapmak için mutfağa gitme ve o yemek TESADÜFEN hazırlansın. Yemeği yapan vardır da yemeği yapanı yaratan yok mudur? Boğaz köprüsü var ama onu inşa eden yok öyle mi? Gözler kapalı, gönüller mühürlü. Yeni çıkan telefonun beş kamerasına şaşırıyorsun ama gözün merceğine şaşırmıyorsun. Şaşırmadığının bile farkında değilsin öyle alışmışsın ki nimetlere. Tükürük bezi çalışmadığı için su içemeyen insan var. Hiç tükürük bezine şükrettiğin oldu mu? Tabi ki olmadı çünkü o senden hiç alınmadı. Hep üstüne düşen görevi yaptı hep çalıştı. Böbrekleri çalışmayan birine sor içtiğin suyun kıymetini.. Ne zamana kadar gözlerin kapalı devam edeceksin? Ne zaman biteceği belli bile olmayan bir ömür ve dünyanın balondan dertleri.. Geç olmasın, artık uyan.
Ahirette Allah’ın şükreden kullarından olabilmemiz duasıyla..
Amin..
Jawshan part-1
In the name of Allah, The Compassionate, The Merciful
O My God! I beseech you through your names.
1.God (Allah,the true God of all things)
2.The Most Merciful. The Merciful one who provides for all creatures without distinguishing friends and enemies in the world.(Ar-Rahman)
3. The All Compassionate. The Bestower of Mercy one who will show mercy only to his friends in the hereafter.(Ar-Rahim)
4.The All-Knowing, The Omniscient.The wise who knows everything exactly. (Al-Aleem)
5.The Most Forbearing. The One who treats his creations extremely gently. ( Al-Haalim)
6.The Magnificent. The One who owner of infinite greatness and glory.(Al-Azeem)
7.The Judge. The Judge who acts justly.(Al-Hakeem)
8.The Kadeem.The One who had no beginning of existence.(Al-Kadeem)
9.The Mukeem. The One who gives life everyone. (Al-Mukeem)
10.The Kareem. The Kareem who is full of goodness and kindness. (Al-Kareem)
You are glorified from all kinds of imperfections. There is no god but you who will have mercy on us.May you mercy on us.We ask mercy. Save us from the fire my Lord.
AŞİYAN ÇEVİRİ
Jawshan al-Kabir
The doors of the heavens were opened. Archangel Jabrail Alayhissalam luminously came addressing the Prophet (saw) “I brought you the peace, blessing and gift of Allah (swt).” Prophet greeted His blessings in reverence. Jabrail (as) said “Take out your shield; read this duaʿ (prayer). If you carry and read this, it provides a better protection and effect to you than a shield.” Prophet (saw) asked Jabrail (as) “Is the effect of this just for me? Does it also include my ummah?” Jabrail (as) answered “O Messenger of Allah! This is a gift of Allah (swt) to you and your ummah. No one other than Allah (swt) knows the reward of this.”
The doors of the heavens were opened. Archangel Jabrail Alayhissalam luminously came addressing the Prophet (saw) “I brought you the peace, blessing and gift of Allah (swt).” Prophet greeted His blessings in reverence. Jabrail (as) said “Take out your shield; read this duaʿ (prayer). If you carry and read this, it provides a better protection and effect to you than a shield.” Prophet (saw) asked Jabrail (as) “Is the effect of this just for me? Does it also include my ummah?” Jabrail (as) answered “O Messenger of Allah! This is a gift of Allah (swt) to you and your ummah. No one other than Allah (swt) knows the reward of this.”
Jawshan al-Kabir consists of 100 sections. Every section includes 10 parts in which Allah (swt) is praised with His Names and attributes. Thus, the entire Jawshan comprises 250 Names and 750 attributes describing Allah (swt). At the end of every section the following sentence is written:
Glory be unto You,You are without partner or fault! There is no god but You! Mercy,save us from hell-fire!
Kadir Gecesinin Kıymeti
Kadir Gecesi Kur’ân’da belirtildiğine göre içerisinde bu gecenin bulunmadığı bin aydan daha hayırlıdır. Kur’ân, Ramazan ayında (el-Bakara, 2/185) ve bu gecede indirilmiştir (el-Kadr, 97/1). Kadir Gecesinin Ramazan ayında olduğu kesindir. Ancak hangi güne tekabül ettiği konusunda farklı rivâyetler vardır.
Zirr b. Hubeyş anlatıyor: “Ubey b. Ka’b’a (r.a.); İbn Mes’ud’un (r.a.), ‘Senenin bütün gecelerini ihya eden kimse Kadir Gecesine tesadüf edebilir’ sözünü hatırlattığımda, bana şu cevabı verdi: ‘Kendisinden başka ilah olmayan Yüce Allah’a yemin olsun ki, Kadir Gecesi Ramazan ayındadır. Kadir Gecesi; Resûlullah’ın (s.a.s.) bize namaz kılmamızı emir buyurduğu gecedir. O da Ramazan’ın 27. gününün gecesidir. O gecenin alameti, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınlan gözü almayacak şekilde doğmasıdır.’” (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 179 [762]).
Abdullah b. Ömer’den gelen bir rivâyette Hz. Peygamber (s.a.s.), “Kadir gecesini aramak isteyen 27. gecede arasın.” (Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/27 [4808]) buyurmuş, böylece 27. geceyi ibadet ve zikirle uyanık olarak geçirmemizi tavsiye etmiştir.
Kadir Gecesinin Ramazan ayının 27. gecesinde olduğu (Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 179-180 [762]) genel kabul görmüş olmakla birlikte, Ramazan’ın son on gününün tek gecelerinde (Buhârî, Fazlu leyleti’l-kadr, 3 [2017] Müslim, Sıyâm, 207 [1165]) veya son yedi gecesinde aranması ile ilgili farklı rivâyetler de vardır (Buhârî, Fazlu leyleti’l-kadr, 2 [2015-2016]; Müslim, Sıyâm, 205-206 [1165]). Dolayısıyla Ramazan’ın son gecelerini Kadir gecesiymiş gibi değerlendirmek tavsiye edilir.
Kadir gecesi tüm İslam alemi için büyük önem arz eden günlerden birisidir. İslam alemi bu önemli geceyi ibadet yaparak geçirirler. Öyle ki bu gece yapılan tüm ibadetlerin sevabı kat kat fazla yazılır. Ayrıca günahların diğer günlere oranla daha çok kabul edildiği aktarılır. Bu geceyi ibadetle geçiren ve tövbe eden Müslümanların tüm günahları silinir.
Kadir gecesi Ramazan ayı içerisinde yer alan bir gecedir ve son derece önemlidir. O günü oruç tutarak ve geceyi Kuran okuyup namaz kılarak geçiren kişilere oldukça fazla sevap yazılır. Günahlarının affı için Allah’a sığınan kulların ise günahları tamamen silinir ve kişiler yeni dünyaya gelen bir bebek gibi günahsız olur.
Bu gecenin önemi son derece yüksektir ve tüm İslam alemi için büyük bir öneme sahiptir. Öyle ki bu gece ile tüm insanlar Allah’ın nuruyla tanışmaya başlamış, İslam dini ortaya çıkmıştır.
Bu geceden sonra kız çocukları toprağa gömülmekten kurtarılmış, insanların kendi eliyle yaptıkları ve daha sonrasında taptıkları putlar yıkılmış, cahiliye karanlığı ortadan kaldırılarak insanlar zulümlerden kurtarılmıştır.
Tüm insanlar Allah’ın nuruyla karşılaşmış, cahiliye devri sona ermiş ve insanlara İslam’ın güzellikleri aktarılmıştır. Bu günden sonra insanlar putları bırakmış ve Allah’a yönelmiştir. Kız çocuklarına değer verilmeye başlanmış, onların diri diri toprağa gömülmesi engellenmiştir. Ayrıca insanların birbirlerini ezmeleri, katletmeleri de yasaklanmıştır.
Kadir gecesine yönelik söylenmiş olan onlarca hadis vardır. Bu hadislerde bu gecenin anlam ve önemi, fazileti en iyi şekilde insanlara anlatılmıştır.
Kadir gecesiyle ilgili hadisler şu şekilde sıralanıyor;
- Taberani: “Kadir gecesi mülayim ve oldukça açık olur. Asla soğuk ve sıcak değildir. O günden sonra olan sabahın güneşi ise zaif ve kızıldır. Tüm insanlara aydınlık vardır.”
- Taberani: “Kadir gecesinde bulut olmaz. Yağmur ve rüzgar da yoktur. Soğuk veya sıcak olmaz. O geceden sonra güneş çok güzel bir şekilde doğar. Kimseyi yakmaz, herkese yol gösterici ışık yayar.”
- Sahihul Camii-s Sağır: “Kadir gecesinde başını kaldırıp göğe bakan kişiler yıldızların kaymadığını göreceklerdir. Bu gece yıldızlar kaymaz, her şey ibadete durur.”
Kadir gecesi hakkında aktarılan bu hadisler, bu gecenin ne kadar kutsal ve önemli olduğunu tüm insanlara aktarmıştır. Kadir gecesini ibadetle geçiren herkesi kurtuluş kapısı bekler.
Allah Duhan suresinde tüm kullarına şu şekilde buyuruyor: “Biz Kuran-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz zaten insanları her daim uyarmaktayız.”
Duhan suresinde buyrulduğu üzere Kuran bu gece inmeye başlamıştır. Ayrıca Kadir suresinde de öneminden bahsediliyor. Allah Kadir suresinde bu gece için şunları buyuruyor: “Kadir Gecesini bilir misiniz? Biz Kuran’ı o gece indirmeye başladık. O gece, bin aydan daha hayırlı bir aydır. Kadir gecesinde melekler ve ruhlar Allah’ın emriyle çeşitli işleri yerine getirmek için yere inerler. O gece yeryüzü güneş doğana kadar serin ve esnek olur.”
Bismillahillezi la Yedurru Duası
Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüves-semi’ul alim.
İsmi sayesinde yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla O her şeyi işitir ve bilir.
Dert, bela, fitne, hastalık, nazar, sihir ve zalimlerin şerrinden korunmak için, sabah akşam, İmam-ı Rabbani Hazretlerinin bildirdiğini hatırlayarak, üç defa okumalıdır. Eğer kendinize büyü yapıldığını düşünüyorsanız sabah-akşam üçer kez bu duayı zikredin.
Hiç bir kul yoktur ki, her günün sabahı ve her gecenin akşamında üç kere: “Bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün fil ardı velâ fissemâ’ ve hüve semî’ul alim.”desin de sonra ona bir şey zarar versin.
ZİKİR(ALLAH’I SIKÇA ANMA)
ALLAH buyurdu: ”Beni anın ki ben de sizi anayın!” Bakara,2/152
Ve emretti: ”Ve an Rabbini sabah akşam, tevazu içinde yalvararak ve korkarak ve de sesini yükseltmeden!Gafillerden olma!”
Allah’ı bu anış ”insana şah damarından daha yakın”olduğunu söyleyen bir yaradanın varlığını bu hissediş tesbihlerle tekrar yakarmalarla dualarla kendini gösterir.
İnsanı kendi içine dalmaya götüren bu çabalar ve hissediş zikir olarak ifade edilir. Hz.Peygamberin bir hadisi en iyi zikrin gizli zikir olduğunu belirtir. Başka bir hadiste şöyle denilir:
Allah buyurdu: Ben, beni düşünen kulumun yanıbaşındayım ve beni zikrettiğinde ben onunla beraberim. O beni kendi nefsinde anarsa ben de onu kendi nefsimde yad ederim. Beni bir topluluk içinde zikrederse ben de onu o topluluktan daha iyi bir topluluk içinde anarım.
Diğer bir hadiste peygamberimiz:” Her şeyi parlatmanın bir çaresi vardır. Kalbi parlatmanın çaresi zikirdir. Zikir kadar insanı Allah’ın gazabından uzaklaştıran bir amel yoktur.”
Ruh Allah’ı anar ve onu zikreder. Böylelikle gafletten uyanır. Dünyevi şeylerden bağını bu şekilde koparır.
”Haberiniz olsun ki kalpler sadece Allah’ın zikriyle huzur bulur.” Rad,28
6 ŞUBAT 2023
6 şubat depremi.. O gece hiç kimse bir an sonra ne olacağını bilemeden uyudu. Uyandıklarında kimi enkaz altında kaldı kimi sevdiğini kaybetti kimindense asla bir daha haber alınamadı.
Rabbimizin Kuran’da buyurduğu gibi ” Bu dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan ibarettir.Ahiret yurduna gelince asıl hayat odur.Keşke bilmiş olsalardı.”
”O şehitler, Allah’ın kendilerine bağışladığı nimetlerle sonsuz bir mutluluk duyarlar. Arkalarından gelecek olup, henüz kendilerine katılmamış olan mücâhid kardeşleri adına da: “Onlara hiçbir korku yok, onlar asla üzülmeyecekler” müjdesiyle sevinirler.”(Ali İmran/170)
”Yine onlar, Cenâb-ı Hakk’ın kendilerine olan büyük lutfu ve ihsânıyla sevindikleri gibi, ayrıca Allah’ın, mü’minlerin mükâfatını zâyi etmeyeceği yolundaki va‘dinden dolayı da büyük bir sevinç duyarlar.”
”Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdirler. Bunlar ne güzel arkadaştır!”
Depremde kaybettiğimiz her bir canın şehit olduğunu bilerek onları bu gece dualarımızda unutmayalım ve bu kısa dünya hayatını acılarımıza sabrederek bitirelim.
Resulullah sav buyurduğu gibi ”“Kalbimizde acı, gözümüzde yaş var; ama dilimiz Allah’ın rızasına aykırı bir söz söylemez.” Peygamberimizin sabrını örnek almayı Allah hepimize nasip etsin.
Amin..
MERHAMET ET!
İnsanı insan yapan merhamettir.. Bence en az namaz, oruç, zikir ve kalbi Allah’a yaklaştıran diğer ibadetler kadar önemlidir. Bir insana duyduğumuz merhamet, bir hayvana ya da bir çiçeğe duyulan merhamet aynıdır..
Peygamber Efendimiz asm’ın en çok önemsediği özelliklerden biridir bu. Kuşu ölen bir çocuğa başsağlığına giden Efendimiz Hz. Muhammed sav. Amcasını öldürenlere kin beslememiş bir Peygamber..
Allah’ın yarattığı herhangi bir canlıyı Allah teala hatrına önemsemek.. Canını yakmamak.. Yardım edebilecek durumdaysak yardım etmek en azından kalben üzülmek..
Filistin’de canı yanan kardeşlerimiz mesela.. Sayı değil onlar her biri can. Aynı sizin ve benim gibi.. Alışılacak, olağan hale getirilecek hiç bir tarafı yok bu konunun.. Biz bugün onlara merhamet etmeyip gözümüzü kapatırsak yarın hesap gününde Hak Teala da bize merhamet etmeyecektir..
Peygamberlerin ortak özelliğidir merhamet.. Yumuşak huyluluk ve hilm. Sert olmak yerine merhamet.. Başkasının canına da kendi canın kadar değer vermek.. Nefsini ve kalbini güzelleştirmek ve feda etmek..
Bazı insanlar için namaz,oruç kolaydır. Zor olansa merhamet etmektir.. Tebessüm etmek, sabretmek, yumuşak huylu olmaktır.. Şeklen değil kalben Allah’a yaklaşmaktır..
Allah her birimizi merhamet eden, vefat ettiğimiz zaman da merhamet edilen kullarından eylesin.
Elif gibi dosdoğru olup merhamet edenlerden..
AMİN..
