GÖRÜNEN GÖRÜNMEYENİN PERDESİDİR

”Rabbim senin huzurunda güzel olmak tek sahih güzelliktir. Beni başka güzelliklerin ardı sıra koşturma. Bana başka güzellikler aratma.”

Görünenin nasıl görüntülendiğinin görüntülenmesi hep merak konusu olmuştur. Bize tek gerçeklik olarak sunulan görüntü aslında bizim görmek isteyeceğimizi gören, bize neyi göstereceğini biz görmeden gören ve en çok da bizim adımıza gören bir yönetmen tarafından belirlenir.Gösterilen görenin tercihi değil sadece görenin neyi görmesinin uygun olacağını bilen bir başka görenin tercihi.

Sinema bu dünyanın görüntüsünün sadece görünenden ibaret olmadığını hissettirecek bir yapıda olmalı. İnsanın sadece kendi iradesi ve varlığıyla değil külli bir iradenin içinde onun da varlığını sezerek yaşıyor olduğunu anlatabilmek isterim.

Görünen görünmeyenin perdesi olduğu için güzelleşir.Estetik bir derinlik kazanır.

SENAİ DEMİRCİ/DERVİŞİN YOLU 2-HER GECE BİR DUA

Benefits of Salawat

Benefits and Why You Should Recite The Salawat

According to hadiths, there are 5 main benefits of reciting the Salawat:

  1. By reciting the salawat or the prayer once, Inshallah that Allah will record your benevolence and goodwill by rewarding you with ten good deeds in return on your record (HR. Ahmad).
  2. Reciting the salawat once, Allah will bless him with ten blessings and remove from him ten sins (HR. Ahmad).
  3. By doing so, Allah will bless him with ten blessings, remove from him ten sins and raise his rank by ten degrees (HR. An Nasa’i).
  4. Reciting the salawat will gain you the Prophet’s intercession and blessing. The person most entitled to the Prophet’s intercession on the Day of Resurrection is the one who prays and recite the salawat for the Prophet the most (HR. Tirmidzi)
  5. Finally, reciting the salawat will bring you closer to the Prophet, especially if recited during Fridays. As it is also historically shown that the prayers for the Prophet’s people are shown to him every Friday. Whoever prays the most, then he is the person who is closest in position to the Prophet.

PEYGAMBER EFENDİMİZDEN(SAV) DUA ÖRNEKLERİ

Bizi açık ve gizli bütün günahlardan koru! [Taberani]

Allah’ım, ürpermeyen kalbden ve doymayan nefsten sana sığınırım. [Müslim]

Allah’ım, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, düşkün ihtiyarlıktan sana sığınırım. [Hâkim]

Allah’ım, bize dînî musibet verme! Bize acımayanları başımıza musallat etme! [Tirmizi]

Allah’ım, bana öyle bir iman ve yakîn ver ki, sonu küfür olmasın! [Tirmizi]

Allah’ım, denizlerin arasını ayırdığın gibi, beni cehennem azabından koru! [Tirmizi]

Allah’ım, bizi dostlarınla dost, düşmanlarınla düşman olanlardan eyle! [Tirmizi]

Allah’ım, fayda vermeyen ilimden, kabul edilmeyen amel ve duadan sana sığınırım. [Müslim]

Allah’ım, senden, bilip bilmediğim her hayrı ister, her şerden sana sığınırım. [Taberani]

Allah’ım, bizi dünya zilletinden ve âhiret azabından muhafaza eyle! [Müslim]

Allah’ım, günahımı affet ve rızkıma bereket ver! [İ. Ahmed]

Allah’ım, kötü huy, kötü iş, kötü arzu ve kötü hastalıklardan sana sığınırım. [Ebu Davud]

Allah’ım, yaptığım ve yapmadığım şeylerin şerrinden sana sığınırım. [Nesai]

Allah’ım, ölüm anındaki sıkıntılara karşı bana yardım et! [Tirmizi]

Allah’ım, beni çok şükreden ve çok sabreden kullarından eyle! [Bezzar]

Allah’ım, beni çok zikreden ve emrine uyan kullarından eyle! [Tirmizi]

Allah’ım, ilmimi arttır! [Tirmizi]

Allah’ım, kulak, göz, dil, kalp ve şehvetimin şerrinden sana sığınırım. [Nesai]

Allah’ım, nankörlükten ve kabir azabından sana sığınırım. [Müslim]

Allah’ım, bana hidayet, takva, tok gözlülük ve zenginlik nasip eyle! [Müslim]

Allah’ım, bana sıhhat, iffet, güzel ahlâk ver ve kaderine rıza göstermemi nasip et! [Taberani]

Allah’ım, gazabından rızana, cezandan affına, azabından rahmetine sığınıyorum. [Müslim]

Allah’ım, her zorluğu bana kolaylaştır! Dünya ve âhirette âfiyet ver! [Taberani]

Allah’ım, kalbimi ve amelimi riyadan, dilimi yalandan, gözümü hıyanetten koru! [Hatib]

Allah’ım, beni ilimle zengin et, hilmle süsle, takva ile şereflendir! [İ. Neccar]

Allah’ım, iyiliğimi gizleyen, kötülüğümü yayan hilekâr dosttan sana sığınırım. [İ. Neccar]

Allah’ım, fakirlikte de, zenginlikte de tutumlu olmayı nasip et! [Buhari]

Allah’ım, borç altında ezilmekten ve düşmanın galebesinden sana sığınırım. [Nesai]

Allah’ım, ölüm anında, şeytanın galebesinden sana sığınırım. [Nesai]

Allah’ım, kötü kadınların fitnesinden sana sığınırım. [Harâiti]

Allah’ım, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım. [Nesai]

Allah’ım, bize öyle bir şifa ver ki, geride hiç bir hastalık kalmasın! [Ebu Davud]

Allah’ım, Cenneti elde edip Cehennemden kurtulmayı senden istiyoruz. [Hâkim]

Allah’ım, sana dua edilince kabul ettiğin, bir şey istenince verdiğin, musibet ve sıkıntıların kalkması istenince kaldırdığın ismin hürmetine, senden istiyorum. [İbni Mace]

Ya Rabbi, ölümü bana kolaylaştır! [İbni Ebi-d-dünya]

Ebû Bekri’s-Sıddîk -radıyallahu teâlâ anh- Hazretleri:

“Yâ Resûlallah, namazın âhirinde okumak üzere bana bir duâ ta’lîm buyur.” dedikte Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri buyurmuşlardır ki:

“Şöyle duâ et:

“Yâ Rabb, muhakkak ki ben kendime çok zulmettim; yani çok günâh işledim. Günahları ise ancak sen afv ü mağfiret edersin. Hakkıyla gafûr ve rahîm ancak sensin. Beni kendi indinden bir fazl u keremle afv ü mağfiret eyle ve bana lutf u ihsanınla merhâmet eyle. Yani benim istihkakım olmayarak mahza fazl u kereminle cehennemden halâs edip cennet ve cemâline kavuştur.” (Buhârî, Ezân, 149, Deavât, 16)

“Ya Rabbi Sensin ilah, Senden başka ilah yoktur. Sübhansın, bütün noksanlıklardan münezzehsin, Yücesin. Doğrusu ben kendime zulmettim, yazık ettim. Affını bekliyorum Rabbim!”

“Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, muhakkak ki ziyana uğrayanlardan oluruz”

“Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizleri de affet.”

Ayetel Kürsi

Bismillahirrahmânirrahîm. Allahû lâ ilâhe illâ hûvel hayyûl kâyyum,
lâ te’huzûhu sinetûv velâ nevm, lehu mâ fis semâvati ve mâ fil ârd,
men zellezi yeşfeu indehu illâ bi iznih, ya’lemû mâ beyne eydihim ve mâ halfehûm,
ve lâ yûhiytune bi şey’im min ilmihi illâ bi mâ şa’, vesiâ kûrsiyyûhûs semavati vel ârd,
ve lâ yeudûhu hifzuhûma ve hûvel aliyyûl azim.

Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; diridir, her şeyin varlığı O’na bağlı ve dayalıdır. Ne uykusu gelir ne de uyur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O’nun izni olmadıkça katında hiçbir kimse şefaat edemez. Onların önlerinde ve arkalarında olanları O bilir. O’nun ilminden hiçbir şeyi -dilediği müstesna- kimse bilgisi içine sığdıramaz. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine almıştır. Onları korumak kendisine zor gelmez. O yücedir, mutlak büyüktür.

İçinde Allah’ın kürsüsü zikredildiği için “Âyetü’l-kürsî” adıyla anılan bu âyet hem muhtevası hem de üstün özellikleri sebebiyle dikkat çekmiş, hakkında hadisler vârit olmuş, çok okunmuş, şifa ve korunmaya vesile kılınmıştır. Kelime-i şehâdet ve İhlâs sûreleri nasıl İslâm inancının özünü ihtiva ediyor ve insanlara Allah Teâlâ’yı tanıtıyorsa Âyetü’l-kürsî de –onlardan daha geniş ve detaylı olarak– bu özelliği taşımaktadır. Bir önceki âyette peygamberlerin getirdiği bunca âyet ve “beyyine”ye (imana götüren işaret ve delil) rağmen insanların ihtilâfa düştükleri, kiminin küfrü kiminin imanı tercih ettiği zikredilmişti. İnsanı imana götüren deliller, aklını kullanarak üzerinde düşüneceği “kendisinde ve yakından uzağa çevresinde (enfüs ve âfâk)”, peygamberleri desteklemek üzere Allah’ın onlara lutfettiği mûcizelerde ve vahiy yoluyla yapılan “sağlam delillere dayalı sözlü açıklamalar”da görülmektedir.

Bu âyet gerçek mâbudu arayanlar için eşsiz ve başka hiçbir kaynaktan elde edilemez bir açıklamadır, delildir.

”Allah Tuzak Kuranların En Hayırlısıdır”

Hani o küfre sapanlar seni tutuklamak ya da öldürmek veya seni sürgün etmek amacıyla sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (Allah’ın bildiği) bu tuzağı kurarlarken, Allah da karşılığında onların bilmediği bir tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. (Enfal Suresi/30.ayet)

Medine’ye hicret izni verilince birçok müslümanın oraya göç ederek yeni bir yurt edinmeleri, kendi kabilelerinden olmayan kimselerle birleşip bütünleşmeleri, Hz. Peygamber’in de Medine’ye giderek müslümanların başına geçmesi ve Medine’de güçlenerek kendilerine zulmeden Mekkeliler’e karşı savaşması ihtimali müşrikleri korkuttu. Probleme bir çare bulmak üzere Dârünnedve denilen meclislerinde toplandılar. İleri sürülen şu teklifleri sırasıyla müzakere ettiler: 1. Daha önce gelip geçmiş ve içinde yaşadığı topluluğa ters düşmüş şairlerden Züheyr ve Nâbiga’ya yapıldığı gibi bunu da hapsedelim, bağlayalım, yiyecek içecek vermeyelim, ölüp gitsin. 2. Sürgüne gönderelim, bizden uzaklara gitsin, gittiği yerde ne yaparsa yapsın, bizi ilgilendirmez. 3. Her kabileden bir genç seçelim, birlikte gidip onu öldürsünler. Katiller bu kadar çok ve çeşitli kabilelere mensup olunca onun kabilesi bunların hepsine karşı intikam savaşı açamaz, diyete razı olur, onu da öderiz. Bu sonuncu teklif Ebû Cehil’den gelmişti. Tarihçilerin kaydettiğine göre Necidli bir ihtiyar kılığına girerek müzakereye katılan şeytan, birinci teklifi, “Gelip kurtarırlar”, ikinci teklifi “Gittiği yerde insanları, çekici kişiliği ile etkiler, taraftarlarını çoğaltır, sonra gelip sizi mağlûp eder ve dilediğini yapar” diyerek tenkit ve reddetti. Ebû Cehil’in teklifini ise beğendi ve kabul edilerek uygulanmasını telkin etti. Şeytanca olduğu için şeytana nisbet edildiği anlaşılan bu teklif oy birliği ile benimsendi. Ancak durum Resûlullah’a bildirildiği için o da tedbir aldı, yatağına Hz. Ali’yi yatırdı, kendisi de kuşatma altındaki evinden, Allah’ın yardımı ile kimseye görünmeden çıktı, Hz. Ebû Bekir ile birlikte Medine’ye hicret etti (İbn Hişâm, Sîre, II, 123-128). Müşrikler Hz. Peygamber’i tesirsiz hale getirmek için tuzak kurdular, o da Allah’ın izin ve irşadı ile onların tuzaklarını bozdu.

Ya Nur / Allah’ın İsimleri

Ya Nur Allah’ın isimlerinden biridir. Gönüllere nur ve iman veren anlamındadır. Allah kalplere hidayet nasip edendir.

Allah’ın Nur ismi kulu karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Allah ibadet eden kullarını hayır ve takva yollarına yönlendirir, kendi yolunda yürüyen kullarını aydınlığa kavuşturur. İnsanlar O’nun nuruyla aydınlığa kavuşur.

İnsan Allah’ın nuruyla iyi ve kötüyü, doğru ve yanlışı ayırt eder. Bu isimle dua eden kişi Allah’ın nuruna ve hidayetine kavuşur.

Karanlıktan aydınlığa çıkar. Umutsuzluk yaşadığı bütün sıkıntılarından kurtulur.

İman nuru, namaz nuru, Allah’ın sevgisinin nuru insanın kalbini huzura kavuşturur.

”Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun misali, içinde kandil bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inciyi andıran bir yıldızdır; bu kandil doğuya da batıya da ait olmayan, yağı neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Nur üstüne nur. Allah nuruna dilediğini kavuşturur. Allah insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.” (Nur Suresi/35)

Allah’a Yakınlığımız…

Rabbimiz bize bütün sevdiklerimizden, ailemizden, en yakınlarımızdan daha da yakındır. Duygularımıza, acılarımıza hiç kimse yardım edemezken O bizi aracısız görür ve duyar.

Herkesten ve her şeyden bizleri koruyan Rabbimiz iki dünyada da O’nu seven kullarını yalnız bırakmayacaktır.

Bizlere dua imkanı veren Allah günde beş defa huzuruna davet etmektedir.

“Kullarım, beni sana sorarlarsa, bilsinler ki, ben onlara çok yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına karşılık veririm. Şu halde kullarım benim davetime uysunlar ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulsunlar.” (Bakara, 2/186)

Allah Teâlâ’nın bir ismi “el-Mücîb” yani “dualara icabet eden”dir. Bize bizden daha yakın olan Rabbimiz, sözlü ya da kalbi bütün dualarımızı işiten, bilen ve kabul edendir.

Bazen sevdiklerimiz bile sözlerimizi anlayamazken Rabbimiz kalbimizden geçenleri işitmektedir.

Allah bizlere en yakınımızın kim olduğunu anlayarak yaşamayı, O’na sığınanlardan olmayı nasip etsin.

En ufak bir acıda gittiğimiz sahte kapılardan yolumuzu çevirip kendi gerçek kapısına yönlendirsin.

Amin…

Zikrin Anlamı ve Zikir Çeşitleri

Allah’ın isim ve sıfatlarını, Kuran-ı Kerim’de zikredilmesini istediği kelimeleri düzenli olarak dil ile tekrara zikir denir.

Zikir dilde başlayıp kalbe yerleşerek devam eden bir ibadettir.

Kalp Allah’a teslim olduktan sonra zikir dile daha da kolay hale gelir.

 Zikir çekmek için önce tövbe etmek manasında estağfurullah zikri çekmek uygundur.

Zikir çekerken Peygamber Efendimiz (sav)’e de salavat getirmek Allah’ın affına sebeptir.

Zikreden kalp kendini daha güvende hisseder. Allah zikir sayesinde kalbi ve davranışlarını temizler. Kul böylece Allah’a ve O’nun sevgi ve affına yaklaşır.

ZİKİR ÖRNEKLERİ

  1. Allah (Lafza-ı Celal/En büyük İsim))
  2. Bismillahi Subhanallahi ve Bihamdihi (Allah’ın ismiyle başlarım ve O’nu tesbih eder, hamdederim.)
  3. Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur.)
  4. Lâ Havle ve lâ Kuvvete İllâ Billâh (Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur.)
  5. Sübhânallahi ve bi hamdihî sübhânallahi’l azîm. (Allah’ı hamd ile tüm eksikliklerden tenzih ederim.)
  6. Sübhanallah (Allah tüm kusurlardan münezzehtir.)
  7. Elhamdülillah (Allah’a şükürler olsun.)
  8. Allahu Ekber (Allah en büyüktür.)
  9. Estağfirullah (Allah’tan af dilerim.)
  10. Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed (Allah’ın selamı ve rahmeti Peygamberimizin üzerine olsun.)
  11. Hasbünallahü ve ni’melvekîl. ( Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.)

İnşirah Suresinin Değeri

Bismillahirrahmânirrahîm.
1- Elem neşrah leke sadrek
2- Ve vada’na ‘anke vizreke
3- Elleziy enkada zahreke
4- Ve refa’na leke zikreke
5- Feinne me’al’usri yüsren
6- İnne me’al’usri yüsren
7- Feiza ferağte fensab
8- Ve ila rabbike ferğab

Meali:

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla

1- Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

2- Ve ağır yükünü kaldırmadık mı?

3- O senin sırtını ezen yükünü.

4- Senin şanını yükseltmedik mi?

5- Şüphe yok ki, her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır.

6- Evet, her güçlükle birlikte bir kolaylık vardır.

7- Öyleyse (işlerinden) boş kalınca, hemen (ibadete) dur.

8- Ve yalnız Rabb’ine yönel.

İnşirah ”ferahlamak, sevinmek” demektir. Allah bu sureyi Rasulullah’ın(sav) Mekke’deki putperestlerle ilgili çektiği sıkıntılar ve üzüntüler için indirmiştir.

Hz.Ebu Bekir(ra) ayette geçen kalbin açılmasının ne demek olduğunu Rasulullah(sav)’a sorduğunda Rasulullah O’na kalbin iman nuru ve hidayetle nurlanması demek olduğunu söylemiştir.

İman nuru Allah sevgisine sarılmak ve dünyanın yanlışlarından uzak kalmak demektir.

Kalbi, manevi ya da maddi sıkıntı yaşayan insanların İnşirah’ı okuması tavsiye edilir.

Allah hepimizin kalplerini ferahlatsın. Amin..

Zeynep Gamze Özçelik Umuda Koşuyor

Oyuncu ve manken Zeynep Gamze Özçelik’in kurduğu Umuda Koşanlar Derneği mazlum coğrafyalarda umut olmaya devam ediyor.

Yurti çi ve yurt dışında yaptığı yardımlarla adından söz ettiren Umuda Koşanlar ihtiyaç olan her alanda faaliyet göstermekte.

Bazı insanları gördüğümüzde onları ailemiz gibi hissederiz işte bu insanlar da ailemizden bir parça…

Vicdanlı, merhametli ve fedakarlar… Umuda koşanlara elimizden geldiği kadar uzaktan ya da yakından gönüllü olarak yardım edebiliriz.

Bir bağışla ya da bir mesajla onlara destek verebiliriz. Nerede bir aç insan, savaş nedeniyle yurdundan olan bir can, suya muhtaç bir hayat, eğitime muhtaç bir öğrenci ya da hasta varsa yanında olan Umuda Koşanlar’ a bağışlarımızla ve dualarımızla güç verebiliriz.

Nerdeyse hiç susuzluk çekmeyen bizler bir damla suya muhtaç insanlara kilometrelerce uzaktan yardım edebiliriz.

Sadece insanlara değil hayvan dostlarımıza da bu dernek aracılığıyla yardım edebiliriz. Hep birlikte umuda koşabiliriz.

Bu hayatın iyi, merhametli ve fedakar tarafında olmayı seçenlerden olabiliriz.

Allah şöyle buyurmuştur: ”İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır. Allah’ın rızasını gözeterek yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelere sevdiği maldan harcar, namaz kılar, zekât verir. Antlaşma yaptığı zaman sözlerini yerine getirir. Sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder. İşte doğru olanlar, bu vasıfları taşıyanlardır. Muttakîler ancak onlardır! (Bakara Suresi/3)

Allah bizleri umut edebilenlerden ve umuda koşanlardan eylesin… Amin.