Fatiha Suresindeki Işık

Bismillahirrahmanirrahim

Elhamdulillâhi rabbil’alemin

Errahmânir’rahim

Mâliki yevmiddin

İyyâke na’budu Ve iyyâke neste’în

İhdinessirâtal mustakîm

Sirâtallezine en’amte aleyhim

Ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn (Amin)


TÜRKÇE MEALİ

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur

Rahman ve Rahim’dir.

Hesap ve din gününün malikidir.

Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.

Bizi doğru yola,

Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanlarınkine ve sapkınlarınkine değil. (Amin)

Fatiha Suresi Neden Okunur?

Bu sure, fethetmek kökünden gelen ”Başlangıç” anlamındaki ”Fatiha” ismini almıştır. Kurtuluşun anahtarıdır. Övdüğümüz, takdir ettiğimiz herkesin ve her şeyin yaratıcısı Allah olduğu için asıl hamd ve sena edilmesi gereken de O’dur.

Bizler için merhamet duyan, Rahim olan Allah’ın din gününün sahibi olduğunu bildirir.

Yaratılmışlardan, bütün çokluktan vazgeçip bir olan Allah’a, yalnızca O’na sığınmamız gerektiğini söyler. Yanlış kapılardan merhamet aramadan O’na yönelmemizi işaret eder. Merhametin kaynağı Allah’tır.

Doğru olan Hak yoluna gidebilmemiz için yine Allah’a dua ederiz. Çünkü O istemeden hiç kimse o yolu bulamaz.

Bu sure ile nimet verdiklerinin, sevgisini nasip ettiklerinin yolunda olmayı dileriz. Bizleri rahmetini nasip ettiği gruba dahil etmesini, gazabını nasip ettiklerinden uzak tutmasını isteriz.

Allah’tan ve O’nun yolundan başka bir şeyimiz olmadığını günde kırk defa beş vakit namazda söyleriz. Bizleri kötülerden ayıran bu suredir. O’nu sevdiğimizi yine O’nun sözleriyle bildiririz.

Rabbimizin en çok okumamızı istediği Fatiha suresiyle tövbe ederiz, O’na sığınırız. Acizliğimizi, faniliğimizi Rabbimize bu sureyle bildiririz.

Bu nedenle sadece namazda değil, üzüldüğümüzde ve mutlu olduğumuzda da bu sureyi okumalıyız.

Allah hepimizi nimet verdiklerinin yolunda eylesin. Amin…

Kudüs’e Dua

Kudüs’e dua etmek vicdanlarımızın görevidir.. Kardeşlerimize kalplerimizin yardımıdır.

Rabbim, sen Rahman’sın Rahim’sin Müheymin’sin.. Filistinli kardeşlerimize Adl isminle yardım eyle Kahhar isminle zalimleri kahreyle. Şafi isminle yaralılarımıza şifa ver.

Rasulullah(sav) ve melekler ordusunu kardeşlerimizin yanında eyle.

Bütün topraklar senin mülkün.. Melik adınla mülkünde Müslümanlara zulmetmelerine izin verme.

Aziz ve Cebbar olan sensin. Dilediğinde dilediği gibi tasarruf etmek senin kuvvetinden Rabbim.

Kardeşlerimize Sabır isminle sabır ihsan eyle. Metin olan sensin onlara kuvvet ve kudret ihsan eyle.

Hayy ve Kayyum olan sensin. Onlara hayatta kalma gücü ver.

Mani ismi şerifinle İsrail’in zulmüne engel ol Allah’ım.

Nur isminle mazlum kardeşlerimizin yollarını aydınlat, onlara ışık ol Rabbim.

El- Cami olan sensin zalimlere karşı adını anan kullarını bir araya getir.

Bu dualarımızı kardeşlerimize ulaştır Rabbim.. Bizlerin kalplerini, dualarını onların yanında eyle. Onları koru.. Amin..

Hz. Ömer’in Duası

Hz. Ömer sahabelerden ve halifelerden biridir. Müminlerin emiridir. Adaleti ve cesareti ile tanınır. Hz. Ömer’in duası şöyledir:

” Allahümme in künte ketebteni fi ehli’s se’adeti fe eşbinti fiha ve ‘in künte ketebte aleyye’z zenbe ve ve’ş şikvete femhuni ve esbitni fi ehlis seadeti fe inneke temhü ma te’şaü va-tüsbitü ve indeke ümmü’l kitabe.”

” Ey Allah’ım beni saidler defterine yazdıysan ismimi oraya sabitle. Beni günahkarlar ve şakiler defterine yazdıysan ismimi ordan sil ve adımı saidler defterine yaz. Şüphesiz Sen dilediğini siler dilediğini sabitlersin ve levhi mahfuz senin katındadır.”

Ebu Osman el Hindi Kabe’yi tavaf ettiği sırada şahit olduğu bir olayı aktarıyor. ”Ömer bin Hattab’ın da tavaf ettiğini gördüm ve Ömer birden ağlamaya başladı ve ağlarken bu duayı okuduğunu duydum”

Hz. Ömer cennetle müjdelenmesine rağmen münafıklar arasında adının olmasından çok korkmuştur. Rasulullah(sav) anne karnındaki dördüncü ayımızda meleklerin ömürlerimizi, rızkımızı, ölüm günümüzü ve said ya da şaki olduğumuzu yazdıklarını buyurur.

Allah hepimizin adını saidler listesinde eylesin. Amin..

Dert Allah’tan Hediyedir

Dertler ve sıkıntılar Allah’tan bizlere bir hediyedir. Bu dertler sebebiyle dergah-ı ilahiyeye başvururuz. Allah samimiyetimiz ve aciziyetimize bakıp duamıza cevap verir.

Dilde, halde ve tavırlarda samimiyet gerekir. Kalbimizdeki tevhidi sağlamlaştırıp Allah’ın kapısını öyle çalmalıyız. Allah’tan başka medet umduğumuz herkesi ve her şeyi kalbimizden temizlemeliyiz.

Allah en sevdiği kullarını, peygamberleri, evliyaları, salihleri sıkıntıyla imtihan etmiştir. Dert yoluyla sevdiklerini kapısına çağırır.

Rabbimiz sahteliklerle kullarına zarar gelsin istemez. Cennet nimetini bağışlamak için ömür verdiği kulunun ziyan olmasını istemez.

İnsanı tövbeye, hakikate çağıran dert Allah’tan hediyedir. Mutlulukta, bollukta Rabbini bulamayan kul darlıkta ve sıkıntıda Allah’ı bulur.

Allah kalplere huzur verendir. Tek gerçek ve en hakiki sevgili Allah’tır. Kuluna asla zulmetmez.

” İnsan bu aleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül etmek için gelmiştir. Dua esas-ı ubudiyettir.”(Risale-i Nur,23.söz)

Yani dua kulluğun temel görevidir. Her an Allah ile iletişim halinde olmaktır.

Allah bizlere samimiyetle dua etmeyi nasip etsin. Amin.

Muhyiddin İbn Arabi Hz. ve Duası

Muhyiddin İbn Arabi 1165 yılında Endülüs’te, Mürsiye şehrinde doğdu. İslam ülkelerine uzun yolculuklar yaptı. Tasavvuf eğitimi aldı. Fütühat-ı Mekkiye ve Füsus’ul Hikem eserlerini yazdı.

Muhyiddin İbn Arabi 1239 yılında Şam’da vefat etti.

Muhyiddin İbn Arabi’den Bir Dua  

” Allah’ım

Ey diri, ölümlü olmaktan uzak olan

Ey kainatın düzenini ayakta tutan

Sana sığındım, yeterli himayen, koruman, delilinin gerçeği, güveninin sağlamlığı ile beni himayene al.

Ey evvel, ey ahir, Allah’ım dilediklerinin hazine dairesinin saklı sırlarına, gayb alemine muttali et. Güç ve kuvvet yalnız Allah’ındır.

Ey Halim, ey günahları örten, bana rahmet perdesini, başarının önündeki perdeyi aç.

Ey herşeyi abluka altına alan, her şeye gücü yeten, bana da bir güvenlik kalesi yap. Bir yücelik ve şeref, bir kudret ve hakimiyet kalesi yap. Bunun büyük olması hayırlıdır.

Ey üstümüzde murakabesi eksik olmayan, ey davetimize icabet eden, beni koru.. Amin”

Huzurun Kapısı: Allah Zikri

Allah zikri

Allah-u Teala buyurur ki: ”Derin düşünceliler ayakta, oturarak ve yanları üstüne uzanmışlarken Allah’ı anarlar ve ” Ey Rabbimiz, sen bütün bu varlıkları boşuna yaratmadın, seni böyle bir isnattan tenzih ederiz, o halde bizi cehennem azabından koru” diyerek göklerin ve yerin yaratılışıyla ilgili derin düşünceye dalarlar.”

Peygamber Efendimiz şöyle der: ”Yedi kimse var ki Allah, başka hiç bir gölgenin bulunmadığı günde onları Allah gölgesine alır. Bunlardan biri yalnızken Allah’ı anan ve gözleri yaşaran kimsedir.”

Allah adını zikretmek, adını söyleyerek O’ndan yardım dilemek, O’nu bilmek ve bildiğini seve seve ilan etmek kalbe ve bedene huzur verir. Konuştuğumuz binlerce gereksiz kelime varken zikirden vazgeçmemek, zikre devam etmek de insanın kalben vermesi gereken bir karardır.

Allah’ın esma ve sıfatları O’nun sevgi ve rızasını kazandırır. Bizi Allah’a yaklaştırır. Mutlu ya da hüzünlü olduğumuzda nasıl hemen sevdiğimiz insanlarla paylaşıyorsak Rabbimizle de paylaşmalıyız.

Bizi sadece biz olduğumuz için seven, hayat, nefes ve sağlık nimetini bağışlayan, her gün güneşi ve ayı penceremize getiren Rabb’imize hamd ve senaya ara vermemeliyiz.

Rabbimiz Kur-an’ ı Kerim’de şöyle buyurmuştur: ” Kalpler ancak Allah’ ı anmakla mutmain olur.”

Bizler sevdiğimiz insanları, işimizi, çocuklarımızı, evimizi konuşurken mutlu olduğumuzu zannederken esas mutluluğun Allah’ ın adını anmakta gizli olduğunu zamanla anlarız.. Bazı dua ve zikirler Allah’ın dergahına sığınmamız için gereklidir. Örneğin;

  • La İlahe İllallah: ”Allah’tan başka ilah yoktur. Senden başka sahibim ve kulu olduğum hiç kimse yoktur Rabbim” demektir.

La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim: ”Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur. Başımıza gelen her şey, her saniyem O’ nun eseridir.

Hasbiyallahu ve ni’mel vekil: ” Bana Allah yeter. O ne güzel vekildir ” demektir. Zalimlere, kötülere ve düşüncesiz insanlara, dertlere , sıkıntılara ve hastalıklara karşı bana Allah yeter.. O en güzel dost, en güzel vekildir..

Ya Müheymin: ” Hastalılardan, zararlardan, düşmanlardan koruyacak olan yalnızca Allah’tır. Müheymin isminle beni koru, sana sığındım Rabbim.”

Allah-u Teala buyurur ki: ” Allah’ı zikretmek en büyük ibadettir. ”

Zikir; misafiri olduğumuz evin sahibiyle sohbet etme şerefine ermektir.

Sabit-ül Bünnani(r.a) der ki : ”Ben Rabbimin beni ne zaman anacağını biliyorum.” ”Bunu nasıl bilebilirsin?” diye sorarlar. ” Ben O’nu ne zaman anarsam O beni o zaman anar” cevabını verir.

En yakın dostumuzun , bütün dostlarımızı yaratan Rahman ve Rahim olan Allah’ın dostumuz olmasını ve bizim adımızı anmasını istiyorsak zikirden vazgeçmemeliyiz.

Allah hepimizi cennette ”zikreden” anlamına gelen ”zakir” ismiyle çağırılacak sevgili kullarından eylesin. Amin..

Eviniz Yansa Ne Yapardınız ?

Ebu Musa el-Esari(r.a) Basra’da(Irak) rivayet etmişir. Kendisi birgün bir mahallenin tamamen yandığını görür. Yardım için insanları çağırmaya koşarlar. O mahallede evi bulunan bir adama evinin yandığını söylerler ve şu cevabı alırlar: ”Evimin yanması beni endişelendirmiyor.” Nedenini sorduklarında ” Rabbimdn evimi yakmayacağına dair söz aldım” cevabını alırlar.

Sonra bütün mahalle yanıp dumanlar gittiğinde anlaşılır ki o adamın evi hariç tüm evler yanmış Bu Allah dostu Rabbine inanarak, güvenerek ve tam teslimiyetle dua edip sonuç için endişelenmemiştir.

Er-Mani ve Er-Müheymin olan Rabbimiz sevgili kulunun malına gelecek olan zararı önlemiştir.

Koruyucu Bir Dua

Bismillahirrahmanirrahim,

Bismilahi’llezi la yedurru ma’a ismihi sey’un fil-ardi ve la fis semai ve hüve’s semi’ul-alim.

Anlamı

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Yerde ve gökte hiçbir şey O’nun izni olmadan zarar veremez.O Semi’dir,Alim’dir.