Allah’ın Varlığının ve Birliğinin Delili

Allah’ın varlığının ve birliğinin birçok delili vardır. Örneğin; insan. Yüzümüz, sesimiz, gözümüz, DNA ve parmak izimiz .. Hiçbiri birbirine benzemeyen milyarlarca insan.. Ama hepimizin nefes almak için aynı oksijene ihtiyacımız var. Bütün canlıların oksijen olmadan yaşayamayacağı aşikar.

Nefes almak için ağaçlara, ağaçların toprağa, toprağın suya ve güneşe ihtiyacı var. Tamam nefes aldık peki sonra? Bu hayata nasıl devam edeceğiz? Tabi ki yediğimiz yiyecekler ve içtiğimiz suyla. Bütün bunların kaynağı ise aynıdır. Toprak ve yağmur. Toprak güneşsiz, güneş susuz olur mu desek yine olmaz.

Su.. Hayatın temel ihtiyacı. Yine aynı birlik. Yağmur, bulut, oksijen ve su. Bulutlar o yağmuru taşımazsa içecek bir damla su bile bulamayız. O suyu bulamayan toprak hiçbir şey yetiştiremez. Bu nedenle insanlık yok olur.

Bir bebeğin doğum sebebini anne ve babaya bağlayan Allah, gözü ve göreceği görüntüyü, bulutu ve yağmuru, toprağı ve çiçeği aynı birlik çerçevesinde yaratmıştır.

Tesadüfen bir kağıt parçası bile kendi kendine oluşamazken dünya denen bu mükemmel düzen de Yüce Allah’ın ilmi ile yaratılmıştır.

Denizlerin taşmaması, yağmurun insanı yok edecek seviyede yağmaması, gözyaşımızın gözümüzü yakmaması, toprağın ağaçları ayakta tutacak güçte olması, Güneşin uzaklık seviyesinin ayarlanıp bizleri yakmaması Allah-u Teala’nın rahmet eseridir.

Gözlerimizin önünde adım adım büyüyen bir bebeğin hali Allah’ın mucizesidir. Minik bir fidanı, bir bebeği ve bir erik tanesini aynı hava ve suyla büyüten bir tek Allah vardır.

Dilimizi ve yiyecekleri, sesimizi ve kulağımızı, gözümüzü ve görüntüyü, ayağımızı ve atacağımız adımı, aklımızı ve mesleklerimizi, kalbimizi ve duygularımızı yaratan aynı Allah’ tır.

Bir anneye ve bir penguen anneye aynı annelik şefkatini veren Allah, Rahman ve Rahim’dir. Bir anne evladı için nasıl hayatını feda ediyorsa o penguen anne de yavrusuna bir lokma yemek götürebilmek için okyanus aşıyor. Çünkü bütün annelerin merhamet aynı kaynaktan geliyor.

Kalp gözüyle baktığımızda milyonlarca sebep bulabiliriz. Rabbim hepimize kalp gözümüzü açmayı nasip etsin.

İslam Güneşi Resulullah

Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa(sav) Allah’ın son elçisidir ve İslamiyet’in doğuşu için Allah tarafından seçilmiştir.

Hayatımızda her anlamda örnek almamız ve çocuklarımıza öğretmemiz gereken insanların ilkidir. Resulullah’ın kalbinin ve karakterinin güzelliklerini şöyle sıralayabiliriz;

Peygamberimizin Hoşgörüsü

Peygamberimizin amcasını şehit edenlere, kendisine hakaret edenlere, ona akıl sağlığı yerinde değil diyenlere, kendisini yurdundan kovanlara karşı ne derece hoşgörülü olduğu açıktır. Kalbindeki merhamet ve safiyet ile hiç kimseye karşı kin beslememiştir.

Peygamberimizin Fakrı

Bir adam Resulullah’a gelip ”Seni çok seviyorum” dedi. Efendimiz ona ”Çileye hazır ol” diyerek cevap verdi.

Ayrıca Resul-u Kibriya Efendimiz ”Allah bana servet biriktirmek ve tüccar olmamı buyurmadı. Ancak ”Allah’a hamd et, secde edenlerden ol.

Yakin gelinceye kadar Rabbine hamd et, secde edenlerden ol. Yakin gelinceye kadar Rabbine ibadet et ” buyurdu. (Kuran’ı Kerim 15: 98-99 )

Peygamberimizin Ahlakı

Hz.Muhammed(sav) sadakat, Allah’a saygı, saygınlık, güvenilirlik, paylaşma, insanları koruma, fedakarlık, bağışlayacılık

haya, cömertlik, şükredicilik ,şefkat, merhamet gibi özelliklere sahipti.

Peygamberimizin Sadeliği

Resulullah’ın sade, beyaz ve temiz elbiseler seçtiği bilinir.

Peygamberimizin Cömertliği

Hz.Ayşe(r.a) O’nun rüzgardan daha cömert olduğunu bildirmiştir. Elindeki her şeyi paylaştığını bildirmiştir.

Muhammed Peygamberin Tebük Hutbesi

Rasulullah(s.a.v) Tebük’te bir hurma ağacına yaslanarak gönülleri ağlatan bir konuşma yapar:

İyi biliniz ki sözlerin en doğrusu Allah’ın kitabıdır. Yapışılacak en sağlam kulp takvadır. Dinlerin en hayırlısı İbrahim’in dini İslam’dır.

Sünnetlerin en hayırlısı Muhammed’in sünnetidir. Kıssaların en güzeli Kur’an ve sözlerin en güzeli Allah’ı anmaktır.

Amellerin en hayırlısı Allah’ın emrettiği farzlardır.Amellerin kötüsü bidatlerdir.En güzel yol Peygamberin yoludur.

Ölümlerin en şereflisi şehitliktir. İnsanların yararlısı Allah’ın dinini tebliğ edendir. Körlüğün kötüsü doğru yolu bulduktan sonra ayağı kayandır.

Tövbenin kötüsü ölüm geldiği an tövbe edendir. Pişmanlığın kötüsü kıyamet günündeki pişmanlıktır.

Zenginliğin hayırlısı gönül zenginliği,azıkların hayırlısı takvadır. Hikmetin başı Allah korkusudur. Hamr(içki) her türlü kötülüğü bir araya getirendir.

Her biriniz dört arşın yere yani mezara gireceksiniz. Amellerinizin muhasebesi ahirete kalacak.

Gıybet etmek Allah’ın emrine karşı gelmektir. Af talep edeni ise Allah affeder.Uğradığı zarara sabredene Allah mükafatını verir,ecrini arttırır.”

”Ey Allah’ım beni ve ümmetimi mağfiret eyle.”

”Ey Allah’ım beni ve ümmetimi mağfiret eyle.”

”Ey Allah’ım beni ve ümmetimi mağfiret eyle.”

”Kendim ve sizin için Allah’tan mağfiret talep ederim.”

İslamiyette Tevhid İnancı

Tevhid Allah’tan başka ilah olmadığına, hayır ve şerrin O’ndan geldiğine, kaza ve kadere inanmaktır. Allah’ın eş ve ortağının olmadığını kalben onaylamaktır. Kulun özgürlük anahtarıdır. Rahman ve rahim olan Allah’ın sevgisine sarılan bir insan yaratılmışlara umut bağlamaz.

Tevhid inancına sahip bir kul mutluluğu ve üzüntüyü,ferahlığı ve sıkıntıyı yaratanın Allah olduğunu,O’ndan başka bir varlığın güç ve kuvvet sahibi olamayacağını bilerek nefes alır. Güldüren de ağlatan da O’dur diyerek yalnızca Rabbine kul olup esaretten kurtulur ve huzur kapısından içeri adım atar.

http://www.tevhidnuru.com

Kul nefis mertebelerinde ilerlemek için mücadele ederek tevhid nuruna ulaşır ve kalbiyle ”La İlahe İllallah” der. Baktığı her yerde, her olayda Alllah’ın isim ve sıfatlarının tecelli ettiğini bilir. Böylece hayatta başına gelen olaylara takılıp kalmadan Allah’a sığınarak ”La İlahe İllallah”zikriyle yola devam eder.