Aslından Uzak Düşen Kişi Yine Vuslat Zamanını Arar

  • Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor:
  • Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan erkek, kadın… Herkes ağlayıp inledi.
  • Ayrılıktan parça parça olmuş, kalp isterim ki, iştiyak derdini açayım.
  • Aslından uzak düşen kişi, yine vuslat zamanını arar.
  • Ben her cemiyette ağladım, inledim. Fena hallilerle de eş oldum, iyi hallilerle de. 
  • Herkes kendi zannınca benim dostum oldu ama kimse içimdeki sırları araştırmadı.
  • Benim esrarım feryadımdan uzak değildir, ancak (her) gözde, kulakta o nur yok.
  • Ten candan, can da tenden gizli kapaklı değildir, lâkin canı görmek için kimseye izin yok.
  • Bu neyin sesi ateştir, hava değil; kimde bu ateş yoksa yok olsun!
  • Aşk ateşidir ki neyin içine düşmüştür, aşk coşkunluğudur ki şarabın içine düşmüştür. 
  • Ney, dosttan ayrılan kişinin arkadaşı, haldaşıdır. Onun perdeleri, perdelerimizi yırttı.
  • Ney gibi hem bir zehir, hem bir tiryak, ney gibi hem bir hemdem, hem bir müştak kim gördü?
  • Ney, kanla dolu olan yoldan bahsetmekte, Mecnun aşkının kıssalarını söylemektedir.
  • Bu aklın mahremi akılsızdan başkası değildir, dile de kulaktan başka müşteri yoktur.
  • Bizim gamımızdan günler, vakitsiz bir hale geldi; günler yanışlarla yoldaş oldu

Düğün Gecesi ( Şeb-i Arus)

Hazreti Mevlana fani alemden kurtulup baki aleme doğuşa düğün gecesi der.

”Öldüğüm gün, tabutumu götürürlerken, bende bu dünya derdi var sanma!”

”Benim için ağlama, yazık, ”vah vah” deme! Beni toprağa verdiklerinde de ”veda, veda” deme!

”Mezar bir perdedir ki, onun ardında cennetin huzuru vardır.”

”Bilin ki ben ölüydüm dirildim.. Gözyaşıydım tebessüm oldum. Aşk deryasına daldım, nihayet baki bir devlete eriştim.”

Hz. Mevlana ölümü yaratana kavuşma olarak kabul etmiştir. Mevlana’ya göre ölüm bir yokluk değil aslına kavuşmaktır.

Ölüm her şeyi yaratan Allah’a, zaten hayatımız boyunca aradığımız O sevgiliye, özlediğimiz Rabbimize kavuşmaktır. Bu nedenle ölüm bir son değil her şeyin başlangıcıdır.

Bu dünyanın rüya olduğu ve öldükten sonra uyanacağımız bir hakikattir. Üzüldüğümüz her şeyi bir kenara bırakıp O güzel sevgili için yaşamayı Allah hepimize nasip etsin.

Amin…

Hz. Mevlana’dan Beyitler

Allah’tan edebe muvaffak olmayı dileyelim. Edebi olmayan kimse Allah’ın lütfundan mahrumdur. ( Mesnevi, 1/0079 )

Allah bir kimsenin ayıbını örtmek isterse o kimse ayıplı kimselerin ayıbı hakkında ses çıkaramaz olur. ( Mesnevi, 1/0982 )

Her meyve ve her yaprak, tomurcuğun diliyle Allah’ın şükrünü terennüm eder. ( Mesnevi, 1/1344 )

Kıyamet günü her şeyin Allah’a arz edileceği, Allah tarafından görülüp sorulacağı gündür. ( Mesnevi, 1/1597 )

Ben varlığı yoklukta buldum, onun için varlığı yokluğa feda ettim. ( Mesnevi, 1/1735 )

Bunu duy da bil ki Allah’ın kendisine davet ettiği kimse bütün dünya işlerinden vazgeçmiştir. ( Mesnevi, 1/2120 )

Ey ayıpları örten Allah! Perdemizi kaldırma; imtihan zamanında bize yardım et, bizi kurtar. ( Mesnevi, 1 /3293)

Eğer bu harp zindanından kurtulmaya bir yol istersen sevgiliden baş çekme, secde et ve yaklaş. ( Mesnevi, 1 /3607)

Dert, Allah’ı gizlice çağırmana vesile olduğu için bütün dünya malından üstündür. ( Mesnevi, 3/ 0203)

Hakikatte her düşman senin ilacındır, kimyadır. Çünkü ondan kaçar halvet bucaklarına sığınır, Hakk’ın lütfundan yardım dilersin. ( Mesnevi, 4, 0094-95)

Sabret, her ağlamanın sonu gülmektir. Sonunu gören adam mübarek bir kuldur. ( Mesnevi, 1/0819 )

Sabret! Kötü renkli gecede çok iyilikler vardır. Ab-ı hayat karanlıkların eşidir, karanlıktadır. ( Mesnevi, 1/3691 )

Allah’tan gelen meşakkate sabret, ona razı ol. Çünkü dosttan gelen bela seni temizler. ( Mesnevi, 4 /0106-07)

Allah’ın Dostu Olabilmek

”Allah dostları için korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.” (Yunus Suresi 62-64)

Allah dostları dediğimiz veli kullar yani Allah’ı seven O’na itaat eden kullar dünya ve ahirette Allah’ın koruması altındadır.

Bizlere kötü veya olumsuz görünen her durumun altında Allah’ın sakladığı bir güzellik vardır. Bu bakış açısıyla hayata ve olaylara bakabilmek Allah dostlarının sahip olduğu bir özelliktir.

Onlar Allah sevgisini kendi nefislerinden üstün gören kimselerdir. Yaşadıkları her olayın,her anın kaza ve kaderin Allah’tan geldiğine iman ederler. Bu nedenle onlar için korku ve üzüntü yoktur.

Kalplerin,mutlulukların ve üzüntülerin asıl sahibi Allah’tır. O’ndan gelen herşey ışıktır, nurdur.

Dostlarını koruyan, onlar için cennet gibi bir mükafat hazırlayan Allah iki dünyada da sevdiklerine şah damarından yakındır ve onlardan razıdır.

Allah dostları dediğimiz kullar ”Allah dostlarına korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de” ayetiyle huzur bulurlar. Kalpleri huzur, güven ve sükunete kavuşur.

Allah dostları dediğimiz evliyalar makama, paraya, güzelliğe ve şöhrete bağlanmazlar. Onlar için baki olan Allah’ın varlığını her şeyin üstündedir.

Hiçbir zalim, hiçbir zulüm Allah dostlarına korku ve üzüntü veremez. Hz.Mevlana Mesnevi’de zalimler hakkında şöyle söylemiştir: ”Zalimlerin zulmü karanlık bir kuyudur. Daha ziyade zalim olanın kuyusu daha korkunçtur. Adalet ”daha kötüye, daha kötü ceza verilir”buyurulur. Ey zulümle bir kuyu kazan! Sen kendin için tuzak hazırlıyorsun. Zayıfları sen yardımcısız ve kimsesiz sanma; Kur’an’dan ”İza cae Nasrullah” oku. Sen filsen, senden ürkmüşse sana ceza olarak işte ebabil kuşu gelip çattı.”

Rabbim hepimizi dostlarından eylesin.Amin..