İtikaf akıl sağlığı yerinde ve ergenlik çağına gelmiş bir müslümanın bir mescitte Allah’a yakınlık elde etmek için bir süre kalması demektir.
İtikafa giren kimse ihtiyacı olan şeyleri camide tedarik eder. Tuvalete gitmek, abdest almak ve gusletmek gibi ihtiyaçlar için camiden dışarı çıkabilir.
Hz. Peygamberin (s.a.v) ramazanın son on gününde itikafa girdiği hadislerle bildirilmiştir.
Müslümanlar itikafa girerek namaz kılar, Kuran-ı Kerim okur, tövbe ve dua eder , kelime-i tevhit ve tekbir getirir, nefis muhasebesi yapar.
İtikaf ibadetinin camilerde yapılması gerekli olmakla birlikte salgın ve benzeri durumlarda evlerin mescit olarak kullanılan bir odasında ibadet şartlarına uyarak yapılabileceği biliniyor.
Mescitteki itikaf erkeklere mahsustur. Hanımlar ise evde mescit olarak belirledikleri, sürekli namaz kıldıkları yerde itikafa girebilirler.
Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: ” Evinde namazgah hazırlayıp orada namaz kılan bir hanım Mescid-i Haram’da namaz kılmış gibidir. ”

Hz. Ayşe (r.a) rivayet etmiştir : “Rasulullah (sav) vefat edinceye kadar ramazanın son on gününde itikafa girer ve derdi ki “Kadir gecesini ramazanın son on gününde arayın” ( Buhari )
”Ramazanda on gün itikaf eden, iki defa nafile hac yapmış gibi sevap kazanır.” ( Beyheki )
”Allah rızası için bir gün itikaf insanı cehennemden uzaklaştırır.” ( Taberani )


