Allah’ın verdiği nimete şükretmek Rabbimizin en sevdiği davranışlardandır. Nefes almak, sağlıklı olmak, insanın işinin ve sevdiği insanların olması, ibadet edebilmek Allah’a şükrü gerektirir.
Bunlardan en önemlisi de şükredebildiğine şükretmektir. Hayata ve Allah’ın verdiklerine olumsuz yönden bakıp isyan eden milyonlarca insan varken Rabbimize şükredebilmek ayrıcalıktır.
Sahip olamadıklarımızı düşünüp üzülürken Allah bizlere verdiği nimetlerine devam ediyor. En büyük nimet imanla atan bir kalptir. Bu dünya hayatında nefsimizin oyunlarına karşı güçlü durmak, durabilmek Allah’a şükrü gerektirir. Bu şükür ve güçlülük imanla mümkündür.
Şükrettiğimizde özgür oluruz, vicdanımız huzur buluruz. Bu dünyada Allah’ın misafirleriyiz ve O’nun bize ihsan ettiklerine karşı isyan etmeye hakkımız yok.
Rabbimiz şöyle buyurmuştur:” Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216)
Çok istediğimiz bir şeyin bize ne getireceğini bilemeyiz. Bu nedenle Allah en iyisini bilir diyerek umutlu olmalıyız.
Allah hepimizi şükrettiğine şükredebilen kullarından eylesin. Amin..

